Feeds:
Posts
Comments

Açılan Kapı

Bugün kapıyı açtım ve karşımda bir güzel. Aradığım kişiye çok benziyordu. Belki de aradığım kişi idi.

Belki de yeni bir hayal kırıklığı, belki de “görmek istediğimi görme olayı”.

Hayırlısı Rabbimden.

Görelim Mevla neyler
Neylerse güzel eyler

Yazabilecek bir şey

Esasen yazabilecek bir şeyim yok aslında. Daha çok şöyle diyelim yazı yazacak ortamım yok. Özet geçeyim en iyisi.

Bir türlü mezuniyetime ve niteliklerime uygun bir işe rastlayamadım ve şu an bu satırları yazdığım yer de her zaman ki gibi idareten/mecburiyetten çalıştığım yerlerden birisi. Kaçıncı işim olduğunu bile bilmiyorum: Amelelik, laboratuar sorumluluğu, freelance web sayfası tasarımcılığı, öğretmenlik, gazetede tasarımcılık, ajansta tasarımcılık, bilgi işlem sorumluluğu, test mühendisliği ve şimdi multimedya sorumluluğu.. belki yazmayı unuttuğum bir şeyler de olmuştur..

Her neyse…

Evlenebilmeye yetebilecek “işte bu iş benim işim” diyebileceğim bir iş bulamayacağıma inanmaya başladım. Devlette sıradan bir memur olmak bile bana artık ulaşılmaz gibi geliyor. 90+ almayı umduğum sınavdan 82,5 gibi abuk sabuk bir puan aldım. Bakalım ne olacak, bakalım hangi talihsiz serüven beni bekliyor. Her insan gibi evlenebilmek ve sıradan bir hayat sürdürebilmek. Ne kadar da zor. Üstelik.. neyse..

Asıl meseleye gelelim.

Şu an ayımı çıkarabilecek kadar maaşım var. (Evlenebilmeyi düşünebilmek mi? Birilerine açılabilecek yeterlilikte öz güven verecek bir iş mi?)

Uff.

Annem aradı. İki gündür rüyasında hasta olduğumu, yakında öleceğimi falan görüyormuş. Ah anne! Ben de iki gündür intihar düşünceleri ile ağlayarak uyuyordum. Bu nasıl bir histir ki içinde bulunduğum durumla senin rüyaların paralellik arz ediyor.  Telefonda “Rüyayla amel edilmez. Boş ver” dedim fakat bir yandan da bu duruma çok şaşırdım. Keşke rüya gerçek olsa da Azrail eli ile öbür aleme yolcu olsam.

Yazabilirim. Paragraflarca, sayfalarca.. ama gerek yok. Çabalamanın anlamı yok.

İntihar da edemem zaten. Çünkü günah. Kim bilir belki de intihar etmediğim her gün sevap haneme olumlu puanlar ekleniyordur.

Offffff…

Yeniden…

Aradan yaklaşık olarak 2 yıl geçti. yazmak istemedim, yazmadım. Çünkü “askerlik” gibi hayatın temel dönemeçlerinden birisi olmasını umduğum dönemden sonra her şeyin farklı olacağını, geçmişin tortularından uzak yepyeni bir kimse olacağımı düşünmüştüm.

Aslında düşünmemin veya düşünmememin bir anlamı var mı ki sanki? Düşünsem ne, düşünmesem ne; anlam yüklesem ne yüklemesem ne sanki? Ben neyim ki, ben kimim ki? 7 milyardan birisi sadece.

Yazacak olduktan sonra her biri kendine göre birer dünya olarak nitelendirilebilecek tüm insanlardan sadece birisi. Hepsi bu! Ama yazacağım.

Çünkü,,, bilmiyorum???

Yazacağım işte :)

BirHiçKimse

O yıllardan geriye buruk tatlar, “sadece birer hayal” olarak kalmış hayaller ve defalarca düştüğü yerden kalkmalara rağmen ümit dolu bekleyişler sonrası kaybediş, pes ediş ve mağlubiyeti kabülleniş. belki de dönemsel bir “hissediş”, “algı yanılması”… Halbuki her şey o kadar mükemmel ve “ben” o kadar küçüğüm ki; tüm bu feryad-ü figanlar, bütün bu kendini çıkmazda hissetmeler.. biliyorum, yoo hayır bilmiyorum ama hissediyorum.. bir şeyler, bir şeyler hissediyorum fakat tanımlayamıyorum… algı dünyamın çok çok üstünde bir şeyler var ve ben sadece böyle bir şeyler olabileceği ihtimalini düşünebilecek kadar ona göre “bir hiç”im, sadece “Bir Hiç Kimse“yim.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.