Bugünüm de iğrenç ruhi bunalımlarının devam ettiği garip günlerden birisi olarak tarihimin karanlıklarına geçmeye hak kazandı, bugüne ve bana helal olsun. Gerçekten ümidimi yitirme yolunda adım adım ilerliyorum. Çaresizlik en olmaz şeyleri bile bana yaptırıyor ve düşündürttürüyor. İçimden geçiyor ki git Amerika’ya yaşa orada 5-6 yıl ondan sonra gelişmiş olarak geri gel ve işini yap nasıl olsa buralarda hiçbir amacım yok gibi, geleceğe yönelik hayallerini dondurmak zorunda kalan ben bilmiyorum ki ne yapayım gene görünen o ki şu notlarımı düzeltmekten başka alternatifim yok.
Hayatta “gelecekse gelir Çin’den Yemen’den gelmeyecekse de ne gelir ki elden” (bu sözü …’da iken lise yıllarımda bir at arabasından okumuştum). Boşver gelecek için kaygılanmayı ve iyi durum oluşturacak fırsatların sayısını artıracak durumlar oluştur bu arada bir gün kimbilir ne zaman belki de çok yakında ÖLECEĞİNİ UNUTMA!!! Kapasitenin üstünde işler yapıp yapmamaya da karar verebilmek çok zor bilmiyorum ki ne yapmalıyım. Bugün akşama kadar çok zamanım vardı faklat ben neredeyse hepsini boş işlerle geçirdim sabah 11′de kalktım, yatıyordum sayılırsa eğer, öğlen namazına camiye gittim
Ya kardeşim içimi dökecek birçok mevzum varken bilgisayar başına geçince hepsini birden unuttum, sadece sıkıntılı olduğumun farkındayım o kadar. Aslında anlatılacak o kadar çok şey var ki nereden başlıyacağımı bilemiyorum ve de bu yazıları okuduğum sırada neler hissedeceğimi de tahmin edemiyorum. Bir gün bu yazıları okuduğum sırada durumum ne olursa olsun çok garip ruh haletlerine gireceğimi ve bu günleri hatırlamak için çok hoş anektodlar olacağını düşünüyorum. Ve birgün bu yazıları okurken acaba aradağım beni bulmuş olabilecek miyim?
Saat 01:24 artık yatsıyı kılıp yatsam iyi olacak ama bende o kadar bi tembellik var ki buradan hiç kalkmak istemiyorum. Yarın saat 10′a ve 13′e randevularım var. Şu “…” ile ilgili çalışmalarımı devam ettirsem iyi olur gibime geliyor. Daha ne ile iştigal edeceğime karar vermiş değilim ve çıkmasını beklediğim hayırlı ise işle ilgili bir şeyler yapmalıyım. Ya ailemle ilgili problemlerim var bu günlerde, bu haftalarda ya da aylarda hiç para gönder(e)miyorlar acaba ne iş ayrıca annemin telefonda “benim seninle mabeynim yok” demesi iyice kafama takıldı. Acaba ne demek istedi, acaba para gönderme olayı mı, nişan hikayesi mi, buralardaki akrabalarıma uğramamam mı, ya da herneyse, hepsi için çeşitli mazeretlerim var. Seneye özellikle hiç para gönderilmeyecekmiş gibi bir his içimi sardı.
Artık ekonomik bağımsızlığımı hem ailem hem de kendim için ele almamın vakti geldi gibi ama nasıl??? Herhalde şu para meselesini halledersem çoğu meselemi halletmiş olacağım. Çok yalnızlıklar çekiyorum ve bunu içte derinleşme yolunda kullanabilirmiyim ki? Görüldüğü gibi herşey bilinmezlik sırrı içinde bir halde. Şu alete yani bilgisayara içimi dökmem de ne demek oluyor onu da tam anlayabilmiş de değilim. İpin ucunu iyice saldım ne yazdıklarımın da kompozisyonunu yapabilecek durumda değilim.
Şu anda dışarıdan gelen serinletici hava bana köydeki o saflardan saf tertemiz küçüklük günlerime götürdü. Hep o günlere ulaşmak istiyorum çünkü o günlerde ulaşmayı ümit ettiğim Kaf Dağı’nın izleri var, ve o köy hatıralarımda hep içimde tasarladığım ama bir türlü uygulayamadığım esas benin çarpıntıları var, çünkü köy günleri bana henüz başarısızlıkla tanışmadığım fiyaskonun ne olduğunu bilmediğim günlere alıp götürüyor ve o günleri anarak ulaşmak istediğim (fani) geleceğin izlerini yakalıyorum.
O günlerde saftım, o günlerde suçsuz o günlerde günahsızdım ve o günlerde hayatın böyle olduğunun farkında değildim. O günlerde herşey çok sadeydi o günlerde şeytanla hemhal değildim ve o günler aah o günler safvetin timsali o günler nasıl o günleri geri getirebilirim ki. Buralarda çok saf olmak pek olumlu sonuçlar verecek şekilde gözükmüyor. Ve çok zorlu iç ve dış elden gelebilecek ve asla çözümü bana bağlı olmayan birçok düşmanım var. Gerçekten direnmek oldukça zor çünkü hiçbir şekilde düşmanlarımı tanımlayamıyorum ve bazı şeyeler daha doğrusu pekçok şey o kadar anlamsız ki. İnsan ne yapması ya da ne yapmaması gerektiğinin bir türlü farkına varamıyor. Şöylede diyebiliriz “birşey söyleyemiyorum” artık bu aşamadan sonra kontrolü kaybetmiş oluyorum.
Durumum yorgunluktan ölecek hale gelmiş bir sporcunun hemen o anda çok başarılı bir efor sarfetmesini gerektirecek şekilde maksimum eneji sarfetmesini gerektirecek durumda ve ben gerçekten çok yorgunum gerçekten hiçbirşey yapacak gücü kendimde hissetmiyorum fakat ama yine de bu işi mutlaka halletmem gerektiğini de unutmak istemiyorum. Bundan sonra artık bir hiç olduğumun bilincine varıp kendimi akan suyun kollarına yok hayır Rabbimin o büyük yücelerden yüce rahmetine bırakmaktan başka çarem yok.
Bilmiyorum, anlamıyorum, kapsayamıyorum kısaca çok çok çok acizim ve mutlaka ama mutlaka O’nun rahmetine engin merhametine acilen ihtiyacım var.
2001 008 13
