Şu anda James Last – Lonesome Shepherd parçasını dinliyorum ağlayabilmek ve duygusal yoğunluğu üzerimden atmak için. Birşeyler yazmak istiyorum ama yazabilecek enerji ve gücü üzerimde hissedemiyorum. Ne kadar da ilginç hem istiyorum hem istemiyorum ne biçim iş anlamıyorum. Yapmam gereken bir sürü iş var yapmak istiyordum yapamıyorum, -ıyorum, -uyorum ama -ıyamıyorum ya işte bütün mesele bu. Meseleyi bilmiyorum, ama bilmediğim meseleyi çözmek .. 13:45, 26 Ekim 2001
Niye bu kadar kısa yazmışım ki daha uzun birşeyler yazacak birşeylerim olurdu aslında. Şu aslında yazısı bana bazı şeyler anımsattı. Şu A meselesi. Bu konuda yazılacak bir sürü şey var ama şunu söylüyeyim ki. Ben 6 yaşından beri bir A seviyordum ve bu sayede kafamda tasarladığım bu A orta, lise ve üniversitenin ilk seneleri benim gibi çoğu gençte olan karşı cinse muhabbet olayımı engellemem için bir paratonerdi. Sadece küçüklüğümde hatırladığım o kişinin sokaktan giderken söylediği şarkıda benim ismimin sevilen nesne olarak geçtiği, beraber oyun oynadığımız bir iki ve ilk nisa olduğundanmıdır ya da sanki illaki bir bayanı sevmek zorundaymışız gibi sevdiğimden midir ne üzerimizden bir nişan hadisesi geçene kadar onun deyimiyle platonik bana göre ise sadece kendimi engellemem için bir araç olarak onu sevdim yani tipini karakterini, herhangi bir özelliğini bilmediğim birini başkalarını sevmeme uğruna sevdim. Ta ki iki saate yakın süren … belediye binasını ordaki görüşmemizde onun beni hiç hatırlamadığını söyleyene dek. Ben onu sırf geçmişte beni sevdiğini dilinden duyduğum ilk (ve tek) kişi olduğu için seviyordum, o ise beni hiç hatırlamıyordu bile. Bu olay benimde hoşuma gitmedi değil çünkü bu fani aşktan kurtulmak istiyordum beni hatırlamadığını söylemesi de yeterli bir sebepti. Ne hoş artık beni bağlayan öyle bir faktör yok. 28 ekim 2001
