Evet anlamış olmalıyım. Bazen en kötü durumlar, en iyi durumların habercisi. İnilen merdivenler yukarı çıkan asansöre gidiyor. Ve çile, okun ileri gitmesi için geri çekilmesi, seramiğin olgunlaşması için ateşten geçmesi gerekiyor. İnanmalıyım ki bu bir tabiat kanunu. Bu kanun dışında olabilen mirasyedi olayları tabi ki var, ama miras herkese gelmez. Ateşten geçen çoğu toprak da sonunda seramiğe dönüşür.
Maksimus intikamını nasıl alabilirdi ki? Tüm Roma halkını yanına alabilerek. Bir köle olup, gladyator savaşlarına katılıp, savaşını çileler içinde sürdürebilerek bunu gerçekleştirebilirdi.
Söylermisin ey nefis? Başka nasıl olabilirdi ki. Kötü durumlar sadece iyiye çevrilemedikleri müddetçe kötü kalmazlar mı?
Yusuf’u Mısır’a sultan yapan kuyu vesilesi değil de nedir? Ve de daha niceleri.
Ve ızdırap, ve çile, ve iradenin çelikten gücü. Hangi büyük iş küçük çabalarla gerçekleşmiş ki ya da hangi büyük insan çile sınavlarından geçmemiş ki?
Tabi ki zor olacak. Kolayı herkes yapar. Söyler misin sen zorun adamı mısın değil misin. Ve gerçek olan en zor şartlara bile sağlam bir iradeyle alışılabildiği değil mi? Hem bazen savunma en güzel hücum olmuyor mu? Hem de bazen ağlamak en dağdağalı tamtam (savaş çığlığı) olmuyor mu?
