Ya bilemiyorum, şu andaki yaşamımdan hiç memnun değilim, zaten şimdiye kadar hayatımdan memnun olduğum zaman diliminin çok olduğu, ya da en azından biraz olduğunu da pek hatırlamıyorum. Bir şeyler yapmak, bir işe yaramak, hem içimdeki “ben”‘,i hem de O’nu memnun etmek istiyorum. Bir türlü başaramıyorum, bilemiyorum niye olmuyor ama olmuyor işte. Engel ne ki, ya da amacım ne evet engel kısmen içimdeki savaşçı ruhun ölmesidir herhalde. İçimde bir enerjinin varlığından haberdarım lakin onu ortaya çıkarmaktan acizim. Yoksa bu benim ortaya çıkaramyacağım bir şey mi onun ortaya çıkması için bazı katalizörlerin mi olması gerekiyor ve evet katalizör de nasıl ortaya çıkar bilinmez tabi. Tabi katalizörün ortaya çıktığı zaman da benim de en azından kıvılcım vermem nelki de bazen kıvılcımdan daha fazlası da gerekebilir.
Yaşadığım tecrübelerden şahit olduğuma göre bazen bir amaca ulaşmak için ne kadar uğraşırsan uğraş başka birisi tamamen talih eseri olarak hem de hiç çaba sarfetmeden senin o çok uğraştığın şeye ulaşabiliyor. Hayırlısını dilemek herhalde en akıllıcası olsa gerek. Hem nasıl olsa senin elinde olmayan ama bazı zamanlar o işi yapan aktörmüş gibi göründüğün zamanlar oluyor, ama fazlasına şükredip, elindekine razı olmak en gerçekçi çözüm.
Veren de o, alan da o gerisi hikaye elinden geleni yap ve sonsuz hayatı elde etmeye bak, bir de bu halini bir gün eline bahsettiğin nimetler geçtiği vakitte unutma, ya da geçmezse rıza göster şükret. Belki de bu ifadeler, hatta belkisi fazla, dünya nimetine olan isteği doaylı istemek olsa gerek.
Üfff, Herhalde en zor iş düşmanla savaşmaktan çok düşmanın ne, kim ya da nasıl bir şey olduğunu bilememektir. Evet hayatımdan memnun değilim, hiç bir şey yap(a)mıyorum, ve iradesizliğim, ah iradesizliğim. Biliyorum şimdi ver ki sonra alasın falan da ah.. 01:50
2002 04 13