Artık yeter! Duygularını kontrol altına al, çünkü sen onları kontrol etmezsen onlar seni başıbozuk olarak bunalım limanlarında çaresizlik içire içire gezdire duruyorlar ve sen sadece ağlamaklı gözlerinle akıttığın damlalar ile iradesizlik gemisinin yüzmesi için deniz oluştura duruyorsun.
Ve artık bir şeyleri gör ya da bazı gerçekleri kabul et! Eğer eşeksen bil ki semer taşımak senin için vakay-ı adiyedir. Ve doğal olarak taşıman gereken semeri sorun yaparsan bil ki eşeklik yapmış ve semerlerle taşınamayacak en ağır yükleri sırtına kendin yüklemiş olursun.
Sorunların altında kalma! Ve düşüncelerin ve kabul etmek durumunda kaldığın realiteleri anlayışla karşıla! Aksi takdirde sen sorunların altında kalacaksın. O vakit en acımasız ağırlıklar üzerinde silindir gibi geçecek. Ve bir şeyi de aklından çıkarma “Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez”.
Bunalımlı anlarla bunalım yapmak, üzülmek, kederli müzikler dinlemek, kendini bırakmak her ne kadar sana hafifletici geliyorsa da bir şeyin artık farkına var! Bu davranışın seni daha da bataklığın dibine itiyor ve senin bu bunalım artırıcı, sorun yapıcı davranışların seni biraz daha bataklığın dibine sürüklüyor. Ve her kurtuluş zannettiğin bunalıma daha da kendini kaptırma hareketi seni iyice acınacak hâle getiriyor. Ve gerçekten o zaman çekilmez oluyorsun. Kendini daha bir aşağılık mahluk hissediyor bu hissin ardında kendini yüce zannediyorsun halbuki yaşanılan ve kabus zannettiğin olaylar, işte kendini saldığın anda seni aşağılara itiyor. Düşünemez oluyorsun, kendine sahte teselliler verdiğin anlarda.
Bunlar belki bir anlık hislerimin bana gayr-i ihtiyari sunduğu problemlerin eziciliğine karşı bir savunma-saldırı oldu. Belki hadiselerin zorluğu beni yine bunalımlara itecek ve bu kelimeler, söylenmiş cümleler o zaman bir anlam ifade edemez olacak ama gerçek “gerçek”tir. Ama bundan sonra köşeye sıkıştırılmış kendinin kendini bilmez bir hâlde rakibine saldırması gibi artık bu gidişe (bunalımlı yaşamın bana sundukları acılara değil, acılara karşı koyamayışıma) bir son verme vakti geldi. Zira bunalım bunalım düşünceler içinde bir o yana bir bu yana gitmek beni ders çalışmaktan ve başka şeyler yapmaktan uzaklaştırıyor, yani daha da dibe itiyor.
Peki duygularıma karşı koymak ve onları alt etmek bendeki duyguların yaralanmasına ve benim hissiz bir yaratık olmama sebep olmayacak mı? Hayır. Duygularını ve duygularının sonucu olan tavırlarını doğru yere kanalize et.
Peki bu teorik şeyler ne kadar etkili olup pratikte işe yarayacak? Bu sadece bir teşebbüs ve başlangıç. Bunu bana veren güç elbette devamını da bana lutfedecektir.
2002 12 07