Derdimi birileri ile paylaşabileceğimi bilmiyorum. Aslında derdimi tespit edebildiğim de söylenemez. Beni anlasa anlasa sen anlarsın ey Hiç Kimse. Başarısızlığa bu kadar tahammülsüzlüğüm, ya da dayanıksızlığım niçin bu derece yüksek anlayamıyorum. Ya biraz önce yani bir kaç saat önce o kadar çok doluydum ki hatta dolu olduğum şeylerden dolayı ağlayacak derecedeydim fakat şimdi aklıma yazacak hiç bir şey gelmiyor. Klavyeye dokunmak aklımdaki ve hissiyatımdaki her şeyi unutturuyor mu ne.
Problemlerimin temelinde zahiri sebep okulu en az iki sene uzatmış olmam ve bu beni ileri seviyelerde rahatsız ediyor. Aslında rahatsız eden okulun uzamasından ziyade, uzamanın bana yaşatacağı dezavantajlar. Ya gerçekten ne duygusallık ne de başka biir şey beni bu masada tutamaz (yanda serili yatağım hazır). Bu tür artık benim için klasik nev’inden sıradan vaka haline geldi. Ne bu ya, her zaman melankoli yaşamak zorunda mıyım? Tamam ne yapalım yani okul uzadıysa uzadı, buna ne oturup ağlama ne de zırlama çözüm getiremez ki ha diyorsan benim aslında ağlamaya ihtiyacım var ve bir şekilde içimi boşaltmam lazım o zaman Alem-i İslam için ağla. Böyle saçma sapan şeylerden bıkıp usanmadın mı? Adam gibi planlar kur ve o aşağılık nefsine gem vur ve yaşadığın negatifleri artı haline getirmeye çalış. Tamam yani anladık uzadı, uzadı, uzadı. Geçmişteki aptallıkları devan ettireceksen bundan sonra da uzatır durursun. Bugünlük bu kadar yeter herhalde haydi git de güzel bir uyku çek.
Hıı Aman Allah’ım gene o aşağılık velet aklıma geldi, ya da sevme ve sevilme duygum veya aptallar gibi bir nesneye bağlanma ve ona sevgini vermeye çalışma da diyebiliriz. Senin bütün gayretlerine karşılık daha senin lafını bile dinlemeyen bir gerizekalıya bu kadar muhabbet de fazla ama. Allah Allah ne buluyon bu salak sevgi paradokslarından.
Ama ama, içimdeki sevgiyi nasıl boşaltacağım onu bilemiyorum ve bu birine karşı sevgi oluyor. Off bu durumdan kurtulmak da ileri giden vapurda geriye gitme çabasının boşa gitmesi gibi bir şey olmamalı. Mutlaka bir çözüm olmalı ama ne? Bekle bir gün elbet bu salak problem de çözüme kavuşur. Bir Hiç bu konuyu nasıl çözeceğini merak ediyorum. Ama sana inanıyorum ki bu problemden beni kurtaracaksın. Amaan neyse haydi yat artık…
23 Mayıs 2002