Şimdiye kadar hep yanıldım, hep gözümü daha yükseklere diktim, hedeflerim hep kendimi aşkın, bulunduğum konumun çok çok uzağında hayal alemi oldu. Ama ben bunu idealistlik adına, büyük düşünme adına yaptım. Nereden bilebilirdim hayallerimin gerçekleşme imkanı olmayan saçmalıklar olduğunu. Kendimi dahi olarak gördüm, kendimi harika addettim, kendimi müthiş zannettim ama demek ki bütün bunlar harika değilmiş ben aslında bir hiçmişim.. Ama bilemiyorum, bir sürü insan gelmiş geçmiş benim gibi küçüklükler içinden büyüklüğe adım atmış kişiler. Ama ben bu saçmalıklara bir son veriyor ve bütün hayallerime son veriyorum. Kendimle özdeşleştirdiğim yapmamayı düşündüğüm küçüklük alameti olarak nitelendirdiğim şeyleri de artık yapacağım. Çünkü kafamda tasarladıklarım hep yanlış çıktı. Kendimi hep yalnız hissettim. Benim de günah işlemeye hakkım var, ben de rüyalarımda aptallıklar yaşamak istiyorum. Artık daha fazla dayanamayacağım, pes ettim!!! Bu kadar yükü bir arada taşıyabileceğimi hiç zannetmiyorum. Fil yükü taşımaya çalışan karınca olmaktan vazgeçiyorum. Eğer hedeflerime ulaşabilecek birisi olsaydım, bu gerizekalı okulu uzatmamam gerekiyordu. İki şeyden birisi olmalıydım ya her şey ya da hiç bir şey.
Ve sona ulaştık. Ben bir hiç bir şeyim. Ben hiçim, ben yokum, ben başarısızım, ben beceriksizim, ben yapamıyorum, ben aptalım, ben gerizekalıyım, ben psikolojik hastayım, ben kendini bir şey zanneden salak ötesi salağım, ben x’im, ben y’yim, ben ne yazık ki yaşadığım dünyanın yaşamak zorunda olduğum dünyanın hayalimdeki dünyaya engel ya da en azından kolaylaştırıcı olmadığı bir dünyadayım, ben yanlışların içinde yüzen daha yanlışım, ben aptallıklar arasında seçim yapmak zorunda kalan ve daha aptal olanı seçen en aptalım, ve ben buyum işte. Çok zor ama yaşamak zorunda olduklarım, üstesinden gelmemin mümkün olmadığı şeyler. Ve eğer bir gün nasıl bir şekilde yaşayacağımı bilmediğim dünyada geriye dönüp baktığımda ne düşüneceğimi bilemiyeceğim. Aslında ben en rahat deli hastanesinde rahat ederim ya da olmazsa gelip uğrayanı olmayan dağ başında bir yalnız yaşam bana en uygunu. Uuff tek korkum ebedi hayatta kötü yanda bulunmak. Ben ön safta savaşmak isteyen, fakat ön safta savaşmaktan aciz, paradoksal ikilemler yaşayan vahim vakayım. Bunu yaşamamalıydım, çünkü bunu yaşama hakkımı daha önce kullanmıştım, üniversite sınavını ilk sene kazanamamıştım, ve en azından bari okulu uzatmasaydım. Ama elden gelen hiç bir şey olmaması da en büyük acı, ah çaresizlik, ah bir türlü karar veremiyor olmak. Ah bilmemek, bilememek, bilebileceğini nasıl bilebileceğini de bilememek. Ben bunu yaşamamalıydım, yine başarısız olmamalıydım….. 29 mayıs 2002, 11:11, Tophane Dinlediğim müzik Enigma’dan Age of Loneliness, Winamp listesindeki diğer bir kaç parça; Oliver Shanti – Rainbow Way, Era – Adajio, Oliver Shanti – Love Flows On, Loreenna McKennit – Tango To Evora, Albinoni – Adagio, Unknown Artist – Prınce Igor,
2002 05 29