00:44 Saçmalıyorum aslında. Böyle her önüne gelen şeyi yazarak da sanki ne yapıyorum ki. Bazen canım çok sıkılıyor ve bu can sıkıntısından kurtulmak istiyorum ve duygularımı yazmak bir çeşit iç dökmek gibi olduğundan ki hafiften rahatlıyorum ya da aspirin gibi bir şey almış oluyorum. Yazmak istedikten sonra yazacak bir sürü malzeme ele geçirilebiliyor ama ben bu işten artık sıkılmaya başladım.
Esasen hislerimle savaşmak beni sanki duygusuzlaştırıyor. Bu durum da iyi mi kötümü bilemiyorum ki, bu da can sıkıntısı, yani çaresizlik. Galiba her zaman bir şeylerin savaşını vermek gerekiyor ve gerekecek.
Gel gelelim yazılabilecek şeylere. Bunlardan birisi müzik.
Benim en büyük arkadaşlarımdan birisi idi. Bana her zaman yarenlik eder sıkıntılı zamanlarımda elimden tutar, duygularıma tercüman olurdu. Beni rahatlatırdı, beni daha da olayın içine iterdi, beni kısaca etkilerdi. Bilemiyorum, iyi bir arkadaş mıydı? Ama geçen süre sanki bana kötü şeyler empoze ediyormuş gibi geldi. Ya da onlar kötü şey değil de ben mi öyle algılıyordum. Belki başkalarına kötü bana iyi etki de yapıyormuştur. Dedim ya, bilemiyorum. Zaten neyi bilebiliyoruz ki? Ben de madem bilemiyordum, bilenlerden bunun kötü kategorisinde olduğunu öğrendim. Ama şimdi şaşkın haldeyim. O artık yok. Tüm enstrümantal veya ilahi olmayan müzikleri sildim. Halbuki o müzikler bana çok şeydi, şey, yani iyi anlaşıyorduk. Fakat zamanla ilkelerimi ayaklar altına almaktan da beter ettim. Bayan dinlemeyecektim. Yavaş yavaş dinlemeye başlamıştım falan filan.. Therion da yok artık..
Canım çok sıkılıyor. Tatminsizlik mi, nedir bilmiyorum ama hep bir şeylerin acısını çekiyorum. Acaba neyin. Bu bilmediğim şey ya da bilip de bilinçaltımdan çıkmasına müsaade etmediğim veya hep gömmeye çalıştığım bir şey mi. Yok yok, ne olduğu hakkında hiçbir bilgim yok. Canım çok sıkılıyor. Bir şeyler, eksik bir şeyler, anlayamadığım hiçbir şeyler var.
Yazılabilecek ama yazılması gereksiz bir şey de toplumun içinde toplumda imiş gibi ama aslında yapayalnızlığım. Aman, boş ver. Alış artık.
Başka daha bir sürü şey yazılabilir. Okul mokul saçmalıkları, parasızlık, falan.
En iyisi deli olmak. Düşünmek acı veriyor. Ya da acıdan mı zevk alsam. Yok, deli olmak daha ideal. Ama ne yapılabilir ki, kader de aklı olan bir zırdeli olmak varmış. Aklım var mı ki, düşünmek mi, deliler düşünmez mi??
Yazmak da istiyorum yazmamak da bütün sorun bu işte. Çözüm ise yazmadan bakmak da değil.
Keşke ağlayabilsem. İyi de ağlasam ne olacak ki. Çözüm mü? Canım çok sıkılıyor. 01:14
2002 11 18