Can sıkıntısı, kafa bozuntusu. Hayatımdan niye olduğunu bilmediğim sebeplerden dolayı her zaman ki gibi memnun değilim. Bir türlü “ben” olamıyorum. Hep kendimde eksiklikler, olması gerektiği halde olmayanların gerekliliği düşüncesi var. Bilemiyorum ki nedir bu böyle.
Son gece çok acayip rüyalar gördüm. Tam anlamıyla dehşetengiz, kafa yedirici rüyalar beni hırpalıyor. Biliyorum ki rüyalarımın sebebi zikzaklı ve belirsiz hayatım. Yaşadığım hayat gerçek bir dünyadan çok sanki hiçbir dahilim olmadan ama olaylardan etkilendiğim ve olayları hissettiğim bir rüya gibi süregidiyor.
Rüyamda bir rüya gördüm. Rüyamda gördüğüm rüyadaki garip halette canım çıktı gibi tüm bedenimle garip bir halet idrak ettim. Ölmüş bir yaşlıdan geriye kalmış (bana kalmış herhalde çünkü eşyaların yeniden düzenlenmesini ve bazı fazlalıkların atılmasını tasarlıyordum) bir evin geniş şehir görüntüsüne sahip penceresi olan salonundaydım. Salon öyle bir dizayn edilmiş ki; karşıda perdeleriyle pencere, her iki yanda vitrin dolaplar, ortada üç metreye dört metre gibi yüzeyi olan kocaman bir masa, vitrinlerin hemen önünde çok sık yerleştirilmiş tahta sandalyeler ve bunaltıcı bir ev atmosferi. Birden yaşadığım garip halet aklıma ruhumun geçici olarak çıkıyor olduğu ihtimalini getiriyor ve ben eğer öyle oluyorsa kendi kendime “Şimdi annemin yanına gitmek istiyorum” diyorum. Sonra tüm vücudum iyice sıkılıyor ve nasıl oluyorsa rüyadan uyanıyorum ve asıl rüyamda, rüyamda gördüğüm bu rüyadan birine bahsediyorum. O da bana benim şizofren olduğumdan bahsediyor. Sonra karman çorman bir şeyler. Bir iki garip rüya daha falan. Bunlara anlam veremiyorum.
Bugün okulum yoktu ve akşama kadar bomboş zaman geçirdim. Ders çalışmamı engelleyecek hiçbir şey olmamasına ve evde tek başıma olmama rağmen yeterince ders çalışmadım. Tamamen sebepsiz nasıl böyle oluyor anlamıyorum. Esasında normalde böyle birisi olmak karakterime ters ama nasıl oluyor bilmiyorum canım ders çalışmak istemiyor. Ders çalışmayınca da başka şey de yapmak istemiyorum böylece saçma sapan bomboş bir süreç devam ediyor. Gerçi, belirsiz bir gelecek örtülü olarak isteğimi de kırmıyor değil.
2002 11 12