Ha!! Bilmem ne yazsam ki? İzmir’den bu sabah geldim, şimdi Tophane’deyim (İstanbul) ve buraya yazdığım ve yazacağım cümleleri sırf yazmış olmak için yazıyorum ve yazacağım. Ne bileyim işte, dünya ilginç bir mekan yaşananlar, yaşanmışlar hep enteresan şeyler, hayat her türlü garipliklere rağmen hoş (Bana bir şeyler oldu herhalde, neler yazıyorum ben böyle; aslında bu tezatlar da hayatın acayipliğine dair açık örnek oluyor.) Ya da insan saçma sapan bir yaratık (değil de nefis insanı aptallaştırıyor) bazen neyin anlamlı neyin anlamsız olduğu anlaşılamıyor, bilinenler, bilinmeyenler, anlam, manasızlık, hızla yere düşme hissi, birden rüyadan uyanma ve her şeyin normal olduğunu anlama, bir türlü anlayamama, anlamak istememe, anlamazlıktan gelme, kan kusma, sevgi saçma, saçma, saçma ve bir de saçma, kendinden kaçma, kaçamama, uzaklaşmak için koştukça kaçtığın şeye daha da yaklaşma, çırpındıkça batma, olma, falan, filan…
Sevgi, aşk, saçmalık..
Hedefsiz gemi, yardımseverlikten yoksun rüzgar, serbestçe kendini bırakma, rüzgarı hesap edememe sonucu olumlu oluş ya da olumsuz oluş. Müzik, kadın, fıtrat, rahat, ıhkk. Parasızlık, stress, stres, biraz daha daha daha stres, boş yere çaba, bal.. Anlamsız çırpınmalar, kararsız uğraşlar, kafayı sıyırmalar, olacaktan kaçamama, olanı yaşama, bir yerde PES etme, artık daha fazlasına güç yetirememe ve tutunulan şeyi bırakmak ve artık yere 20 metreden çakılmayı göze alma ve bunu mantıklılık davranışı olarak kabul etme kabul etmek zorunda kalma kabul etmek işaretleyebileceğin tek seçenek olması durumu.
Ve BİTİŞ!!
2002 09 07