Kesinlikle bir şeye inanmaya başladım ki o da beni ders çalışmaktan uzaklaştıran etmenler arasında psikolojik bazı eksikliklerim var. Neden bilmiyorum ama bu kelimeleri yazarken buna neden olan failler ya da sonuçların beynimde düşünülmesi bile birden beni hissileştirdi ve neredeyse birden bire ağlamaklı hale getirdi. Kesinlikle bazı problemlerim var ve bu durum eğer nazar, büyü gibi bir şey değilse ki öyle niçin olsun, olsa olsa sevgi paradoksları yaşıyorum. Bunda belki babamla ömrüm boyunca çok uzun süre beraber olamamış olmamız (İlkokul ikinci sınıfa kadar hayatımda babamı hayal meyal bile ya hatırlamıyorum ya da hatırlayamıyorum, İzmir’e taşındıktan sonra da ilkokul bitene dek pek babam benim için çok bilinçaltı oluşturmadı, çok kısa süreli beraberliklerimiz oldu ki bunlar genelde bir yerlerde yani inşaatlarda ben ona yardımcı olarak gittiğim durumlardı. Orta okulda ise zaten babam yurt dışında olduğu için annemde ne olduğunu pek bilmediği bir durum olarak beni yurda yazdırdı yani orta okul ve lise boyunca da babadan uzak bir yaşam sürdüm ve derken üniversite falan yani ne babalı ne babasız bir yaşam ) da büyük bir etkendir, belki de bu eksikliği hissetmiş olmamdan olsa gerek bilinçaltım beni bunları yazmaya itti.
Ah ben de çok isterdim her nasıl olursa olsun babamla beraber sosyal faaliyetler yapmak, kendimi onun kucağına bırakmak, başımı okşamasını hissetmek ama bu durum içinde bulunulan şartlar itibariyle zaten çok zordu, babam kim bilir beni okşamayı beni bağrına basmayı ne kadar isterdi ama bazı şeyler ne kadar istense de mümkün ol(a)muyor. Ama şükür ki ben onu o da beni seviyor her ne kadar belli etmesek de, ama sevgi zaten görünmez hissedilir olsa gerek.
Aslında orta okuldan itibaren ailemden uzak kalmış olmam annemle olan sevgi bağımı da büyük ölçüde koparmıştır ve ben aslında anne sevgisini de yarım yaşamış birisiyim. Ve bir diğer husus da içimde birilerine bağlanasıya sevgi besleme isteği var, bir kedi bile olsa sevgimi bir şekilde boşaltmak istiyorum, bu içimde kaldıkça bu durumun uzun müddet beni derbeder edip daha sonra da sevgi yalaması yapmasından korkuyorum. Burcum da zaten böyle duygusal durumlara açık bir burç. Ama maalesef kafamda o kadar farklı ve biri olduğunda diğerinin olmasına müsaade etmeyen şey var ki hepsi yarım yamalak bir durum alıyor bu da beni yıpratıyor.
Aslında yaşadığım hislerle alakalı birçok şey yazabilirim fakat bu sevgi ya da romantiklik sorunumu nasıl çözeceğim bilemiyorum. Kafamı, kafasının yanına koyabileceğim, sarmaş dolaş olabileceğim duygusal her şeyimi paylaşabileceğim bir yaratığa sahip olmayı ne kadar çok isterdim. Bir gün bunları tekrar okuyacağım ve bileceğim ama yine de söyleyeyim ki bu şehvani bir istekten öte duygusal eksiklikleri giderecek çapta bir olay. Zaten bu yazıları yazıyor olmamda bu duyguları paylaşmak değil mi ki? Ama cansız bilgisayar derdime karşı pek tepki vermiyor yalnızca bunları yazarken dinlediğim müzikler beni biraz teselli ediyor (ya da bağımlı yapıyor). Olsun gene de kısmen beni rahatlatıyor.
Dedim ya duygusal eksikliğimi gidermek için bana bir kedi bile yeter işte bunun için çocuklara olan sevgim (hepsine değil) ileri dereceye vardı. Babamın bana yapamadıklarını ben onlara yaparak rahatlıyorum, başlarını okşuyorum, konuşuyorum, şaka yapıyorum.. Karşı cinse ise hiç meyil etmiyorum ama ama ama..bilemiyorum. Herhalde istediğim birisine denk gelirsem bir çok zorluğa evet deyip dememe arası gelip gideceğim ve çok daha büyük paradokslar yaşayacağım gibi inşallah rast gelmem, inşallah rast gelirim üff….
Dayanacak gücüm kalmadı gibi ne olur Allah’ım şimdiye kadar bana bir çok şey lütuf ettin, bu aşamadan sonra, bu durumdan kurtulmam için de bana başarı lütuf et ve beni sana bağlılıktan uzaklaştırma, Allah’ım, Allah’ım, Allah’ım, Allah’ım, Allah’ım…. Sadece senden diliyor ve dileniyorum bana çalışma azmi ve geçme şansı ver, kurtulayım şu lanet okuldan..
2002 04 02
