Saat 22.00. Evde yalnızım (Tophane). Yarın ..1 sınavım var (Yaz Okulu). Dışarıda ise WorldCup2002′de üçüncü olan Milli Futbol Takımımızın hava alanından Taksim’e sahil yoluyla geçişinin Karaköy (Yani bizim evin oralar) kısmındalar, ya geçtiler ya da halen geçiyor olmalılar.
Canım sok sıkılıyor. Kendimi çok yalnız hissediyorum, bilmiyorum ama içimden çok ağlamak geliyor. Çalan müzik Era – Adajio beni bayağı duygulandırıyor, aslında her şey beni çok duygulandırıyor. Canım çok çok sıkılıyor. Üzerimde yaşadığım, içimde hissettiğim, ümitlerimi yıpratan bir halet beni acayip sarmaladı. Gerçek bir gülüşü yakalayamıyorum, gözlerimin içi tam anlamıyla gülmüyor, görünen halimi bilmiyorum ama görünmeyen yanım keder içinde, hislerim tufan yaşıyor.
Psikolojik sorunlu birisi olduğumu biliyorum, zaten bu sorunu çok defalar hep hissettim, fakat sorunumu çözecek kapsayıcılık beni aşıyor. Yapabileceğim en büyük şey istesen de istemesem de beklemek ve sabretmek (Allah’ın üzerimize olan lütufları her zaman şükretmem için).
Bilemiyorum aklıma da yazacak kafamda birçok şey olmasına rağmen düzenli yazı yazma kaygım dolayısıyla pek bir şey gelmiyor. Eh bu kısımdan sonra aklıma gelen ilk şeyleri yazıvereceğim. Bilmiyorum bu yazıların sonu ne olacak bana ne sağlayacak ama en azından şimdilik biraz iç dökme sağlıyor olmalı, içimdekileri boşaltıyor olmalıyım. Ama biliyorum içimde boşaltamadığım bir sürü daha şey, duygu var ve bu boşaltılamayan duygular adı konulmamış bir psikolojik iç savaş yaşamama neden oluyor. Keşke daha iyi bir hayat tarzına sahip olabilseydim, keşke kimseden borç almak zorunda olmasaydım, keşke planladığım maddi ve manevi düşünceleri aksiyon haline getirebilseydim. Ve çok şükürler, elde edebildiğim, elime geçirebildiğim ama ne olduğunu bile aklıma getiremediğim birçok şeye sahip olmama.
Aslında insan mantıklı düşününce haline şükretme sonucuna ulaşıyor fakat insan olmanın verdiği duygular da mantıkın önüne geçebiliyor. Bazen mantıklı davranmanın uzun vadeli kazandıracakları, kısa vadeli hissilikleri engelleyemiyor. Ama sonuçta bir hormon yapımız var üzülmesiyle, sevinmesiyle birçok duygunun esiriyiz ve çok kere elimizden pek bir şey gelmiyor ve çoğu kez de iş işten geçmiş oluyor.
Dedim ya ağlamak istiyorum bu beni bayağı rahatlatacak. Bugün Türk filmine göz gezdirirken (Şirintepe, …’in annesiyle kaldığı yer) bir sahne beni neredeyse ağlatacaktı sahne de sahne olsa, hatırlamıyorum bile nasıl bir sahne olduğunu, herhalde Tarkan kurtlarla beraber kalıyordu bebek haliyle falan.. İçimi bir türlü boşaltamıyorum. Akşam namazını kılmadım daha namazı kılayım da devam ederim.____
2002 06 30