Bir şeyler yapmak istiyorum. Bir şekilde üretim yapmak istiyorum. Yaptığım bir şeyin bir eser olarak arz-ı endam etmesini istiyorum. Ama istemekle olmuyor.
Bazı şeyler yapmak için can atıyorum. Elime bir fırsat geçse de yapsam diyorum. Maalesef içinde bulunduğum şartların bana sunduğu saçma sapan halet-i ruhiye beni yapmayı tasarladığım uğraşlarda motive olamamama sonucuna ulaştırıyor.
Ne yapmam gerekiyor? Neyle meşgul olmalıyım.?Yolum ne? Kafam bu konularda allak bullak. Tek düşünebildiğim artık bir şeyler yapmak gerektiği gerçeği. Ne yapacağız? Bir fırsatın gelip önümüze serilmesini mi bekleyeceğiz? Yoksa fırsatı kendimiz mi oluşturacağız? Yani çabalayınca oluyor mu? Yoksa çabalamanın pek bir anlamı yok mu? Ya da ne yani?
Olacak şey olur.
Kendimi çok garip hissediyorum. Her geçen zaman bana bir şeyler yapmam gerektiği hususunda eksik kaldığımı hissettirerek çaresizlik hisleri içinde sıkıntı vererek elimden avucumdan uçup gidiyor. Geçen bu zaman benim ile bir taş parçası, bir ot için aynı anlamı ifade ediyor. Yani hiç bir şey. Buna bir çözüm bulmalıyım.
Bir şeyler yapmalıyım.
Yoksa! Ne oluyor?
Bir şeyleri sorun yapmak zorunda mıyım?
Ah keşke ne yapmam gerektiğini bilsem de, o yapmam gereken şeyi en iyi şekilde yapmak için çaba sarfetsem!!
Aradan iki saat geçer…..
Düşünemiyorum. Hiç bir şey. Müzik dinliyorum Alaturka Gitar – Şimdi Uzaklardasın. Vah vah çok duygulandım. Yok yok duygulanmadım da sol taraftan pencere dışında görülen hilal biçimindeki ay, kapatılmış ışıklar ve müzik. Ah ne romantik.
Her geçen gün ya da zaman insan daha da bir oturaklaşıyor. Olaylara bakışı olması gerekene daha da yaklaşıyor (gibi zannediyorum). Tecrübe dedikleri olay bu olsa gerek. Hım fena bir şey değilmiş. Geçen boş vakitler sonrası en azından tecrübe kazanmış olmak gibi bir kazanç da olmuyor değil.
Ah şu ay. Ay hareketleri beni etkiliyor(muş). Gerçekten çok etkileyici. Günüm günüme uymayı bırak, saatim saatime uymuyor.
Rahat olmalıyım. Sağlık çok önemli. Ve sağlığı en az soğuklar ve mikroplar (bir de aşağılık virüsler)den başka bir de içinde bulunulan sosyal yapı ya da daha mantıklı bir ifade ile sosyal durumun üzerimizde oluşturduğu etkinin bizler tarafından nasıl algılandığı çok etkili. Şartlar ne kadar içinden çıkılmaz olsa da bir yolunu bulup aptal Pollyanna gibi düşünmek gerekiyor. Biraz daha açmak gerekirse hislerin ve hormon sisteminin bizleri sürüklediği fizyolojimizi olumsuz etkileyecek psikoloji ne kadar zorlayıcı olsa da bir yolunu bulup minimum olumsuz etkilenme ile olayın içinden çıkmak gerekiyor. Belki de bahsettiğim şey yakinimizi maksimuma çıkarmak, imanımızı yükseltmek şeklinde de özetlenebilir. Ne sonuç ama…