Bir arkadaşıma bugün yirmi milyon borç verdim. Bugün Cumartesi ve hafta içine kadar birisine yirmi, birisine yirmi beş milyon borç ödemem ve yaklaşık olarak yirmi milyonlukta zorunlu harcama yapmam lazım. Cebimde on milyon var.
Hesap ortada. Panik yapacak hiç bir şey yok. Babamda çalışmıyormuş. Para gelme ihtimali de sıfıra yakın. Oh be ne kadar zevkli. Ben sevinmeyeyim de kim sevinsin.
Böylesi içinden çıkılamaz ve elden hiç bir şey gelmez bir halde yapabileceğim bir şey yok. Sadece bekleyeceğim. Muhtemelen borç ödemek için başka birilerine borçlanacağım. Bu arada borç alabileceğim kişi var mı ki? Borç alma şansına sahip olduğum kişilere zaten borcum var, bir kısmı ise kendisi borca ihtiyacı olan kişiler. Ee, işin içinden nasıl çıkacağız. Hiç bir şey yapmayacağız ve bekleyeceğiz.
Ölmem ya. Keşke ölsem (mi? Yok canım. Ölüp de ne yapacan? Hem defalarca ölmüş bir kişi ölümden niçin korksun ki? Olacak olan bu haftada bir kaç kez ölmek olacak. Bazı ölümler borcu ödeyememeden kaynaklanan, “daha sonra versem olur mu?” şeklinde muhatabın mecburen “tabi” cevabı verdirmekten kaynaklanacak, bazıları ise borç istemenin o zor psikolojisini yaşamaktan dolayı olacak).
“Mevla görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” Bunu niçin söyledim kendimi kandırmak için mi yoksa içime gelmesi gerektiğinden dolayı hayırlı bir sonuc olsun diye mi?
Belki de çok kırılgan bir süreç de her şeyi hayra yormak (zorunda olma) durumunu yaşıyorum.
Neyse verdiğim borca gelelim.
Arkadaşım benden borç istedi. Ama ne isteyiş. Kesinlikle o isteyişi çok iyi biliyorum. O ne ızdırapdı, o ne çekingenlikdi, o ne yaşayanın bilebileceği haletdi. Birden ona yapacağım güzel bir davranışı kendime yapmış olcakmış gibi hissettim.
Evet, bu adama borç vererek sanki bana bir gelir kapısı araladım. Ona verdiğim borç (geri almak için tarih belirtmedim ve de o para umurumda değil) kendim için sanki birden avucumun içinde oluvermiş bir para gibi geldi. Olsun olmasa da rahatladım. Arkadaşım da biliyorum, eminim ki çok rahatladı. Bu gözlerinin içinden ve sesinin o güzel tonundan, ondan bana akan biyoenerjik duygulardan belliydi.
Peki, bu adama vereceğim borç parayı nereden buldum? Bir çeşit borç aldım. Çünkü ben borç para bulabiliyorum ama o belki bulamayabilirdi. Hem benim yaşadığım ve bildiğim farklı kişilerden borç alma acısını çekmesindense benden borç alsın da ne bileyim işte.
Yani böyle. Belki bu duygular insanda sadece bu duyguların yaşandığı dönemlerde olan bir haldir. Belki beni bu kadar empatik yapan vaziyet benden de bu parasızlık olmadığı zamanda fazlaca olmayacak, belki de hep olacak. Ya da hep olacak çünkü empati sağlayan hal yakamı bırakmayacaktır belki de. Belki de ..
İşte böyle. Yaaa