Bir insan durup dururken ağlar mı ya da en azından ağlamamak için kendini zor tutmak zorunda hisseder mi?
Böyle bir soru aklıma bile gelmezdi ama bahsedilen durumu yaşamış olmam bunun başıma gelmiş olmasını gösteriyor. Bazı şeyleri her ne kadar unutuyor olsam da veya kendimi unutturuyor olsam da, o şeyler yine de bilinmeyen bir yerlerde kendilerini hissettirip yapacaklarını yapıyorlar.
Bilmiyorum niye? Hiç bir sorun umurumda değil. Bir şeyi sorun yapsamda yapmasam da olan oluyor. Fakat yine de bunu teorik olarak düşünmek hatta pratiğe dökmek mümkün olmuyor gibi.
Durduk yerde niçin ağlamak istiyorum?
Ödemem gereken ama ödeyemeyeceğim en azından ödeyebileceğim bir durumun yakınında bile olamamam mı? Yoksa romantik duygularımı yaşayamamamın oluşturduğu kaos mu? Veya ulaşma ihtimalim olmayan, ama yine de nedense bir şekilde hayalini kurduğum saçma sapan idealler mi? Ya da birçok şekilde dava düşüncesi pratiğini gerçekleştirebilecek kapasitem olmasına rağmen bundan faydalanamamam mı? Belki de delirdiğimdendir. Belki de delirmişimdir. Kimbilir.
Ne olursa olsun problemleri kabul ediyorum ve yapabileceğim en iyisinin ancak bu kadar olabildiğini kabul ediyorum.
İnşallah bir gün elime fırsatlar geçer ve bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilirim.
Gözlerimde yaşı tek durduran da içimdeki ümit kıvılcımları olsa gerek.
Sabret! Belki bu sabrın ölene dek sürecek. Olsun. En azından sahip olduğun ümit seni diri tutar da beklentilerine ulaşma yolundaki aktif bekleyişin ölüm anına dek geçen sürenin ümitsiz ölü ruhlarınki gibi karanlıklar içinde geçmemesine neden olur.
O halde ağlamayı bırak. Yoluna dikilmiş ümit kaldırımlarında yürümene devam et. Unutma ki bir gün döndüğün köşe sonunda hedefine ulaşmış olacaksın. Şunu da hiç bir zaman hatırından çıkarma ki döndüğün son köşenin ardında tabut denen gelmesi kesin olan ama nedense pek gelmesi umulmayan bir ödül var. Asıl önemli olanda tabut denen araçtan indikten sonraki ilk köşedeki final dönemeci olacak.
Bööööhghk!
Ni ho ha haha hah ha!!
İnsanlar durduk yerde niye gülerler ki?
Böyle bir soru aklıma bile gelmezdi ama bahsedilen durumu yaşamış olmam bunun başıma gelmiş olmasını gösteriyor. Bazı şeyleri her ne kadar unutuyor olsam da, veya kendimi unutturuyor olsamda, o şeyler yine de bilinmeyen bir yerlerde kendilerini hissettirip yapacaklarını yapıyorlar.
Bilmiyorum niye? Hiç bir sorun umurumda değil. Bir şeyi sorun yapsamda yapmasam da olan oluyor. Fakat yine de bunu teorik olarak düşünmek hatta pratiğe dökmek mümkün olmuyor gibi.
Durduk yerde niçin gülmek istiyorum?
Ödemem gereken ama ödeyemeyeceğim en azından ödeyebileceğim bir durumun yakınında bile olamamam mı? Yoksa romantik duygularımı yaşayamamamın oluşturduğu kaos mu? Veya ulaşma ihtimalim olmayan, ama yine de nedense bir şekilde hayalini kurduğum saçma sapan idealler mi? Ya da birçok şekilde dava düşüncesi pratiğini gerçekleştirebilecek kapasitem olmamasına rağmen böyle bir fırsata sahip olmuş olmam mı? Belki de delirdiğimdendir. Belki de delirmişimdir. Kimbilir.