“Allah’ım rahmetinle muamele et”. Bu cümle cep telefonumun açılış cümlesi. Böyle bir duayı yapmayı çok mantıklı buluyorum. Yani bir şeyden eminim ki kendi halime kalırsam kötüye doğru gidiş var. Yan duran bir çubuğun düşmek istemesi gibi. Ama hâlimi O’na (cc) havale etsem, bir şeyden emin olacağım, o da şu ki O (cc) kendisine iltica edenleri yarı yolda bırakmayacaktır.
“Kötülükler bizden, hayırlar Allah’tan”. Bu cümle de küçüklüğümde bulunduğum bir sohbette kader mevzusu ile alakalı olarak anlatılıp genel olarak bu cümle etrafında dönüldüğü bir ortamdan aklımda kalma. O zaman bu sözden pek bir şey anlamamıştım. Üstüne üstlük “sanki niye hep kötülükler bizden oluyor da, iyilikler bizden olmuyor?” gibisinden içsel bir sitemkâr düşünüş gerçekleştirmiştim.
”İbadet eden kişi ibadet ettiği için Allah’ın (cc) sevgisine kavuşmaz, Allah (cc) o kulu sevdiği için ona ibadet ettirir” diyor Luther. Bu söze hak vermemek de mümkün değil gibi görünüyor. Yoksa mümkün mü? Doğru mu diyor yoksa. Ama o zaman sanki cüz’i irade saf dışı kalıyor gibi olmuyor mu? Belki dosdoğru değildir ama doğru bir söz niçin olmasın?
“Kalpler Allah’ın (cc) elindedir. Dilediğini doğru yola iletir, dilediğini de saptırır”. Bu da ayet falan olsa gerek.
Bu günlerde sanki iyi bir şeyler olacakmış gibi bir his var içimde. Belki de olmayacak. Belki de böyle düşünmek istiyorum. Belki de ne yaptığımı bilmiyorumdur. Büyük ihtimal saçmalıyorum (gibi mi geliyor(yoksa saçmaladığımı düşünerek mi saçmalıyorum?)).
Her şeye zaman karar verecek. O halde beklemekten daha mantıklısı yok. Zaten yapabilecek başka bir şey de yok.