Ağlayarak kendimi rahatlama yolunu seçmem de sanırım yanlış seçim oldu. Dün o kadar ağladım ve bayağı rahatladım. Sonra da aynaya baktım. Aynaya baktığımda gözlerimin altının şişmiş ve gözaltı çizgilerimin belirginleşmiş olduğunu gördüm.
Bu beni garipleştirdi..
Ne bileyim işte!
Aslında yaşlanmak, kel olmak, saçları beyazlamak gibi zararsız fizyolojik durumlar umurumda değil; bunları pek umursamam.
Fakat,,
Aynaya baktığımda bir şeylerin ters gittiği hissine kapıldım.
Yani ağlamasam,,
Ve bunun için; ağlama fiilini gerektirecek olayları oluşturmasam.
Nasıl yani??
Yani şu ki; bugün bir dersin notunu öğrendim. On (sadece on) almışım. [Bu ders -...- daha sonra kalmaya yakın bir not beklerken CB düştü] Mesela bununla karşılaştığımda hemen umutsuzluk moduna girmesem. Hemen kendimin çok aptal olduğuna, çalışsam da bir türlü olmadığına, zaten bir sürü uğraşımın hep boşa gittiğine, okulu bir türlü bitiremeyeceğime ve saire, ve saireye kapılmasam.
Ne yapalım yani!? On almışım işte! Ağlamak bunun neyini düzeltecek ve bana ne kazandıracak!?
Belki bu, beni daha fazla motive edebilir.
Bunu zannetmiyorum.
O kadar çalış. Sonra on al. Sonra da bir daha ki sınav için motive ol.
Yo, yo!!
“İstediğim kadar çalıştıktan sonra (önceden yaptığım gibi) yine düşük not alacağım halde niçin kendimi motive edeyim ki?” gibi bir düşünce.
Tamam.
Yine çalış, yine uğraş ve yine on al. Ama pes etme! Çalış çalış ve git on al. Daha da önemlisi “on”u kabullen!
Neyse. Tamam. Senin dediğin olsun.
Peki başka?
Başka; kendimi uğraştıracak bir şeyler bulmalıyım. Bu; spor, hobi, eser üretme, manevi program gibi bir şey olabilir.
Ve yapmamam gerekenler; televizyon izlemek, çok yemek yemek…
İyi de bunlar “sonuç” oluyor, sonra “sebep” oluyor.
Kendimi mutlu edecek ve uğraştıracak bir şeyler bulmalıyım.
Boş kalıp depresif halete bürünmektense bir amacım olsun da peşinden gideyim.
Yazılar yaz.
Bir yerde yayınlansın, para kazanayım, salağın birine beğendireyim diye değil. Kendimi rahatlatmak için.
Hımmm! Neden olmasın (olsun)?
Kendimi uğraştırmalıyım.
Kendimi bu bataklıktan kurtarmalıyım. Bunu daha fazla sürdürmemeliyim.
Sarhoşça yönümü bulmak için sağa sola çarptığım labirentin dışına çıkmalıyım. Bunun için irademe sarılmalı, aklımın yardımını almalıyım.
Bunu elimdeki imkânlardan maksimum verim almaya çalışarak gerçekleştirmeliyim. Nasıl olsa psikologa verecek kadar param yok.
Bunu kendim için,, ben halletmeliyim.
Elinden geleni yap ve başarısızlığa ağıt yakma!
Denediğin tüm anahtarların kapıyı açmayabileceğini, fakat doğru anahtarları bulman için yanlış anahtarları denemen gerektiğini hatırla! Ve.
Ve ne olur.
!!ASLA PES ETME!!
[Gözlerim yalama doldu galiba. Bu son cümleye bile ağlayasım geldi. Gerçi "yalama" kelimesi tebessüm etmeme neden olup buna son verdi ya. Neyse.]
Bütün anahtarları deneyeceğim. Kapı açılmazsa açılmasın. Sonuçta kapının açılmasının ön şartı anahtarları denemek. Sonrası Allah (cc)’a kalmış.
Hiç uğraşmadan kapının önünde beklemektense biraz kapıyı zorlamaya uğraşıp ölümle karşılaşmak daha iyidir.
2004 04 21