Şimdi oturdum ve yazıyorum. Ve yazacağım o kadar çok şey var ki. O kadar çok şeyi hikaye eder, o kadar çok şeyi dramatize eder, o kadar çok şey hakkında nedenler sonuçlar artılar eksiler yapılması gerekenler yapılmaması gerekenler falanlar filanlar anlatabilirim ki! Ama hiç birisini yapmama gerek yok çünkü hepsinin sonunda ve sonlarında sonunda her zaman aynı sonuca ulaşıyorum; BİLMİYORUM!! Bilmiyorum. Bilmiyorum.
Bunu daha fazla bu şekilde sürdürmemeliyim, buna artık bir son vermeliyim. Koşturmayı, peşinde olmayı, arzulamayı, sahip olmaya çalışmayı bir kenara atmalıyım. İsteklerimden arınmalı, duygularımın oyuncağı olmaktan kurtulmalı, “büyük senaryo”yu değiştirme çabalarıma son vermeliyim. Kişisel “büyük senaryo”mu kendi kendime yazmaya çalışmamalıyım, çünkü nihayetinde kendi senaryomu kendimin yazmaya çalışması kendimin “büyük senaryo”sunun parçası olmaktan öte bir kamet-i kıymet ifade etmiyor.
“Büyük senaryo”mun parametrelerinden birisi; F (ve bunun paralelindeki aptal romantik hislerim) olayı. Çırpınışlar, (ne olduğunu bilmediğim) belirli bir sonuca ulaşma gayretlerim vs. elimden geldiğince yapmaya çalıştım, engellemeye çalıştım, girişimlerde bulundum, “ukde” diye bir şey oluşturdum (ya da oluştu) [Çalan parça Robbie Williams - Feel], hiç konuşmayarak kurtulmak istedim, konuşarak vazgeçebileceğimi tasarladım, en sonunda ‘belki mail olayı işe yarar’ dedim. En en sonunda mailimi bir türlü gönderemedim.
Falaaan, filaaaan..
Bu meseleyi, tüm meselelerimde yaptığım gibi boş veriyorum. Zira biliyorum ki, ben o kız(?)dan istemediğim hâlde hoşlandım ve istediğim için kurtulmak istedim. Ve yine biliyorum ki onu elde etmeye çalışsam bunu kolaylıkla halledebilirim (bunun bir aptalın ulaşamadığı şeyi pis addetmesi şeklinde olmadığından da eminim). Bildiğim bir şeyinde tüm şartlar onu bana getirse bile yine de, bu sırılsıklam aşkıma (veya hoşlanmama) rağmen onu kabul etmeyeceğim ve eninde sonunda reddedeceğim.
Hülasay-ı kelam; mail de atmayacağım, hiçbir girişimde de bulunmayacağım. Ukde olayına gelince de; bunun içimde ukde olarak kalmasını bir şeyin içinde kalmasını sevmeyen birisi olarak istemiyorum. Bu F olayının bunca muhasebeden sonra olması gerektiği biçimde kendi rızamla sonlandırdıktan sonra hâlâ ukde olarak kalacağını da zannetmiyorum. Eğer ukde olarak kalırsa bunu şuur altımın bana sunacağı rüyalarda onu gördüğüm zaman anlamış olurum. Ve böyle bir şey olursa (yani işi etkileşim yaparak bitirme mecburiyeti hissedersem), onunla diyaloğa girmekten hiç çekinmeyeceğim.
Bitti.
Bu kadar!!
“Büyük senaryo”mun parametrelerinden diğeri, belki de asıl olanı; hep daha fazlasının peşinden gitmek, bir türlü tatmin ol(a)mamak.
Buna daha sonra devam edeceğim çünkü motivasyonum odaya birisini gelmesinden dolayı bozuldu ve bu konuya daha geniş değinmek istiyorum.
2004 10 18