00:55
İki gün önce bir rüya görmüştüm. Rüyamda, tam konuşacağım esnada ağzımda bir saç olduğunu fark etmiştim. Bir tek saç telini elimle dışarı çıkarmıştım. Daha sonra bir saç daha çıkardım, daha çok, daha fazla saç çektikçe geliyordu. O kadar çok saç çıktı ki, ağzımdan adeta ağzım ve midem arası komple saç doluymuş kadar saç çıktı. Bu neye yorulabilir?
Keşke beladan hakkıyla kurtulabilsem!..
Lisedeyken de bir kız çok hoşuma gidiyordu; C. Aradan yıllar geçti ve unuttum gitti. Bu da zamana bırakılırsa tabi ki unutulup gidecektir.
Bunun zaten farkındayım… da.. de..
Öncelikli olarak hastalığı kabul etmek gerekiyor. Ve ardından hastalığa karşı ne yapılması lazımsa onu yapmak.
Mail attım. Attığım mail “sent folder”da görünüyor (ki bu gönderildiği anlamına geliyor). Fakat acaba ona ulaştı mı? Önemli olan onun bunu okumuş olması.
Diyelim ki okudu. Bu benim meseleme çözüm olacak mı? Olumlu tepki=çok daha büyük sorun, olumsuz tepki=beklenen ve onur kırıcı sonuç, tepkisizlik ve gitmemesi=olağan sonuç.
Maksat: kurtulmak.
Peki mail bunu ne kadar sağlar?
Sağlamaz.
Gidip yüzüne konuşmak?
Hayır!
Hiçbir şey yapmamak?
Ukde oluyor.
Maalesef d şıkkı yok. Kahretsin! Bu işte.
Ne yapsan bir işe yaramıyor. Hatta hiçbir şey yapmamak bile işe yaramıyor…
Dostum…
Yanlış rotada ilerliyorsun. Ne yaptığının farkında değilsin. Sen bu kulvarın adamı değilsin. Silkin! Kendine gel!
Bu yaşadığın saçmalığa bir son ver!
Kendini daha fazla alçaltma!
Aklı da, mantığı da, duyguyu da… Hepsini bir kenara at ve hepsini “unut!”. Yaşanmamış gibi yap, yaşamaya, yaşamamaya devam et!
Sil!
Bunu yapman gerektiğini sen de biliyorsun. Bu yaşadıklarının seni zelil ettiğinin sen de farkındasın.
Buna artık bir son ver.
Biliyorsun. Nasıl ve ne şekilde düşünürsen düşün bu işin altından kalkamıyorsun, kalkamayacaksın.
En iyisi ve tek doğrusu hiç düşünme! (Çünkü onu düşünmeme adına yaptığın düşünceler de aslında onu bir şekilde düşünmek anlamına geliyor. Düşünerek de kurtulmaya çabalama bu da aklına yine onu getiriyor)
Kesinlikle… Bunu hayatının olumlu yada olumsuz herhangi bir parçası olarak bile algılama. Çukurdan çık artık.
Tüm zemini gizli geçitlerle dolu olan labirentte duvarlarda olmayan kapıları aramayı terk et!
.
.
.
TAMAM!!!…
12:31
İnsan ister istemez istiyor. İstemeyi istememek baskı sebebi oluyor.
Ufff!
Çıkış yolu?
Teorik olarak “canımı sıkmayacağım”, “sorun yapmayacağım”, “önemsemeyeceğim” gibi laflar söylemek çözüm olmuyor.
Mukavemet. “Mukavemet et.”
“Sorunu daha oluşmadan yok et” falan.
En kestirme olan “Boş ver.”
Bu, hayatın gerçeği olsa gerek. Ne kadar kabul edilmek istenmese de.
Her zaman bir şeylerle mücadele etmek, bazı sorunlarla boğuşuyor olmak… En iyisi bunu kabullenmek ve daha zor problemler ile boğuşmadığımız için hâlimize şükretmek.
Ah! Ne güzel! Bunu uygulamak gerek.
Amaaan!!!
Hepsini boş ver. Bu işe yaramaz lafları, cümleler topluluğunu, hepsini.
Ne denirse, ne söylenirse söylensin olan oluyor, su yolunda akıyor. Hayat bildiği gibi devam ediyor.
2004 04 30