Aslında elim hiç yazmaya varmıyor. Beynim bununla ilgili düşünmek istemiyor. Vücudum zaten her zamanki bitkinliğiyle bir şey yapmama engel oluyor. Gözlerim uyumak ama uyumamak istiyor.
Günah işlemekten kaçınmaya çalışıyor, dini sorumluluklarımı yerine getirmeye çalışıyorum.
Ama Allah’ım (cc)…
Aman Allah’ım (cc)!
Bir şeyler karalayarak ta gizli sitemler, örtük şirk yapmak istemiyorum. Fakat…
“Allah (cc) insanlara üstesinden geleyemeyeceği yük yüklemez”
Burada kaldıramayacağı yük derken ne kastediliyor? Derdin varsa “al sana teselli” mi demek isteniyor yoksa herkesin özel imtihanı kapasitesiyle orantılıdır mı demek isteniyor?
Ne demek isteniyorsa istensin.
Bugün F’yi gördüm (lanet olsun! Bundan emin bile değilim. Belki de başka birisini ona benzettim). (Lanet olsun-2! Tekrar ediyorum ki onun gibi birisi ne kadar güzel olsa da, güzel gelse de) nihayetinde kabul etmeyeceğim birisi. Yani? Yani!..)
O …ı görmek beni hırpaladı.
“Bu lanet dünyada yaşamak istemiyorum!!!”
Abdulkadir Geylani’nin Fütuh-ul Gayb kitabında hiçbir şekilde hâlinden şikayet etmemek gerektiği; aşağıdaysan yukarıyı, yukarıdaysan aşağıyı istememen gerektiği, öyle yaparsan küfran-ı nimet olacağını söylüyordu.
Fakat!!!
……..
Neyse!
Aynı şeyleri gevelemek istemiyorum.
“Başa gelen çekilir”
“Duvarı nem, yiğidi gam bitirir”
2004 12 31