“Günlerin birisinde genç erkeklerden birisi, genç bayanlardan birisine âşık olur. Daha âşık olduğu ilk andan itibaren en az içinde kaynayan devasa aşk kadar bir de bu aşka karşı olumsuz bakış açısına sahip bu genç uzun aylar, hatta yıllar boyunca bu aşk olayı yüzünden paradokslar geçirir.
Her ne kadar o gencin yaşadığı sarsıcı paradokslar dünyada başka kimsenin umurunda olmadığı, farkına bile varmadığı bir olay ise de, genç için adeta vücudunu sarmalayan yıkıcı virüs boyutundadır.
Genç, aşk olayında tecrübesiz olarak nitelendirilebilecek konumdadır. Zira daha önce hiçbir kimseye karşı “sevmek” fiilinden bahsetmemiş, duygularına inat bakir beyne sahip olan bu kişi için bir başka kişiye “seni seviyorum” demek çok heyecan verici olmuştur.
Her şey lehinde olsa bile, asla kabul edemeyeceği bu aşkın beynini kemirmesinden rahatsız olan gencin yıllar süren kurtulma çırpınmaları net olarak finale ulaşamamıştır. Yine de içinde ukdeler bileşkesi vardır.
“Belki de…”
Bu durumdan tam olarak kurtulmak isteyen genç için iradesine güç geçirme şartı dışında, ekstradan yapması gereken bazı dış faktörler de vardır.
O’nunla bir şekilde iletişim kurmak, en azından ağzından herhangi bir kelime duymak gibi…”
Daha fazla devam edemeyeceğim. Saat 02.00′ye geliyor ve gözlerime hâkim olamıyorum.
2004 06 18