Yüzüme gerçekçi sahte gülümsemeler veren, sözleriyle egomu şişiren, yalancı pofpoflamalarla sanki bana değer veriyormuş gibi yapan insanlar… Bana ümit verenler, “garanti” verenler. [Mesele kısaca maddi bir meselede verdiği sözün arkasında durul(ama)ması olayı... O(nlar) için önemsiz, ihmal edilebilir, benim için ise her şey olmasa da çok şey. Kahrolası para! Yırtılasıca!!] Onlar, şimdi hiç birisi beni anlamıyor, anlayamıyor, anlamak için çaba sarf etmiyor, benim sıkıntılı durumumu fark bile etmiyorlar.
Lanet dünyanın iğrenç “modern zaman” kuralları belki insanları buna mecbur kılıyordur. Belki herkes kendi küçük “büyük dertleriyle” uğraşıyorlar, belki de aslında bir şeyler yapmak istiyorlar da yapamıyorlardır.
Fakat ne olursa olsun beni mahveden gerçek şu ki; hâlâ yedi yüz milyon borcum var. Aileme ve çevreme faydalı olmak istiyorum (niye istiyorsam!? İçgüdüsel herhalde ya da çok iyi birisiyim, belki de içgüdüsel olarak iyi birisiyimdir. Belki de saçmalıyorumdur.) Belki bir fırsatını bulup evlenmek bile istiyor olabilirim. Tüm bunlara rağmen…..
Kafam dağıldı. Ufff!!
__Aradan bir-iki saat geçer__
Canım o kadar çok Dibace’yi (X’in ismi olabilir) görmek istiyor ki!!
Aahh, Ah! Nereedee!?
2004 09 04