Şu anda yazı yazmak bana azap gibi geliyor. Önceki yazışlarımdaki belirgin rahatlatıcı etkiyi şimdi çok fazla hissetmiyorum.
Ne(ler)den bahset(me)sem ki? Bu konuda pek doygun değilim. Veya doygunumdur da… Her neyse…
”Birkaç haftadan beri zannedersem aptal depresyondan kurtuldum gibi. Kendimi şimdi oldukça rahat hissediyorum. Yüzüm gülüyor, espri yapıyorum falan. Hatta biraz ileri bile gitmiş olabilirim. Okulu seneye bitirebilmem açısından bu yazın kesin almam gereken derslerden hiç birisinin açılmamasına rağmen, bunu öğrendiğimde bile yüzümdeki tebessüm eksilmemişti. Maddiyatı problem yapmıyorum. Duygusal ihtiyaçlarımı önemsemiyorum.”
Bu laflar daha düne kadar sahip olduğum halet-i ruhiye idi. Ancak nereye kadar bu sürdürülebiliyor ki? Aslında bu dediklerimin çok aksi pozisyonda değilim fakat bazı incitici gerçeklerin varlığı moral bozmaya yetiyor.
Dünden önce babam İstanbul’a gelmişti. Onunla olan görüşmemizde karşımda artık belli bir yaşa geldiği için inşaat köşelerinden kurtulmak isteyen ve bunu birazda bana endeksleyen fedakâr ve yorulmuş bir kişi gördüm. Tam da maddi problemleri artık sorun yapmamaya başlamışken bu görüşmemiz beni sarstı. Ne yazık ki hayat bilgisayar programı gibi değil; bir input değeri verirsin ve bunun karşılığında beklenen output değeri oluşur. Bir sonuca ulaşacağım diye canın çıkar, çalışır çabalarsın fakat elinde olmayan faktörler tüm çalışmalarını gereksiz yırtınma yapar. Uğraşmakta saçma uğraşmamakta, hayat da zaten başlı başlına bir saçmalık değil de ne?
Karşı cins olaylarına hiç girmek istemiyorum bile. Son zamanlarda bütün bayanlar güzel gelmeye başladı. Artık bu husus bende dayanılmaz hale geldi. Dün de bilgisayar malzemesi almak için girdiğim dükkândaki bir bayan başımı döndürdü. Bu kişi güzel gelen bir sürü bayana nispeten daha bir güzeldi. En azından kendisiyle konuşurken heyecanlandım ve o karşımda iken bana bir şeyler oldu. Her neyse… Bu konuyu da boş verelim gitsin.
En iyisi boş vermek mi? Keşke bunun böyle olduğundan emin olabilsem. Acaba şimdi de umursamaz tavırlarım manik depresyon mu?
Saçmalık, saçmalık ve saçmalık.
Daha nereye kadar?
“Bıktım! Yeter artık!!” diyebilir miyim, bunu desem bile ne kadar faydası olur ki?
En iyisi her şeyi boş vermek…
Yo! Yoo!
O zaman ne?
Her zaman cevapsız sorular…
Yeter artık! Daha fazla yazmak istemiyorum. Daha fazla zorlayamayacağım…
2004 06 01