Dinini yaşamanın elinde kor ateş taşımak gibi olduğu dönem, belki de aynı zamanda ahir zaman denebilecek zaman dilimi. Benim de içinde yaşayanlardan birisi olduğum bu dünya. Her delikten oluk oluk pislik akan, tüm olukların zift akıttığı karanlık dünya. Dayanmak kolay değil, kendini salı vermemek elde değil.
Zor.
Zor.
İyi de zorlar, en zorlar, daha zorlar hep büyük mükâfatların tetikleyicisi değil mi ki? Devasa sancılar büyük doğumlar öncesi olmaz mı ki?
Belki bunu Allah (cc) bilir diyeceksin fakat şunu da bil ki O’na (cc) inanıyorsan niçin kaygılanasın ki?!
Sabır, sabır, sabır.
Takatten düşene kadar, tahammül gücün bitene, yığılıp da ölene dek.
Bunu yapmalısın. Ve ne olur yap. (çalan parça Kıraç’tan “Zaman”. Sözler; bütün geceler mecbur varır sabaha/ Umudun kaybedip pes etmek olmaz/…)
Yap! Çünkü yaparsan kazanacaksın.
Yap! Çünkü bu senin mesuliyetin.
Yap! Çünkü buna mecbursun!!
Ve ne olur. Her şeyin O’nun lütfu olduğunu, kolaylıkları ancak onun verebileceğini, verdiklerini de istediğin vakit dua ettiğinde verdiğini bir kez daha hatırla. Ve ne olur O’na sığın, kor ateşi taşı!
2004 12 17