“Love story”
Şu an, çalan parça. Çok güzel. Çok seviyorum. En çok beğendiğim parça.
Yıllar önce, lise yıllarımda bıkmadan dinlediğim “Memories Melodies” kasetinin bir yüzünün, yanlış hatırlamıyorsam, ikinci parçası. O ne haz, o ne kendinden geçmişlikti.
Hâlâ öyle.
Bana, dünyada dinleyebileceğin tek parça var, onu seç deseler düşünmeden seçeceğim parça; “Love Story”
…nı nı, nını nınını nını… dınını…
Ahenk, kusursuz ahenk. Her bir enstrüman ne kadar da yerli yerince. İsmini bilmediğim müzik aletleri ile piyano, keman, zil.
Peki, hepsi bu kadar mı?
Bu parça benim için niçin bu kadar güzel!! Benim için ne ifade ediyor? Dahası olamaz mı?
Kim bilir…
Bir şeyler eksik. O eksikliği çok şiddetli bir şekilde hissediyorum.
Ah! Ne yapayım!? Böyle yaratılmışız. Fıtrat kanunları.
Keşke bu parçayı bir kere de başka birisiyle beraber tam hissederek dinleyebilsem. Yan yana oturmuşuz, omzundan kavramışım, kafalarımız eğilip birbirine değmiş…
Bu parçayı kaz kez dinlemişimdir; onlarca, belki yüzlerce kez. Hep yalnız başıma. Birileri olsaydı bu parçadan bu kadar zevk de almayabilirdim. O zaman bu müziği fon olarak kullanıp “love” olayının, “story” hikâyesini yaşardım. Veya diğer şık, düşündüklerimin dışındaki bütün olasılıklar.
“Love Story”
Başladıktan beri beşinci kez çalıyor. Çok güzel. Çok seviyorum.
Sevmek ve sevilmek isteğimi depreştiriyor. Bana romantizm veriyor, ya da içimdeki romantizmi açığa çıkarıyor.
Ah! Bu ne güzel bir ses.
Yoksa birisine sarf etmek istediğim kelimeleri kendisine somut anlam yüklediğim bu müziğe mi veriyorum?
Ahh! Neyse. Demek istediğim anlaşılıyor.
***
“Hayallerini büyük kuranlar, fiyasko yaşamaya hazır olmalılar”
***
“Love Story”
***
Bu parça. En güzel anlamını bu sıralar ve son beş yılda hakkını eda ederdi. Bundan sonra kendimi kandırma ve hayal kırıklığına uğratmamın anlamı yok. Mazoşizm mi, aptalca duygusallık mı?
Konuyu dağıtıyorum da, bu kadar dağınık bir zihinden bu kadar düzenli cümlelerin çıkması bile başlı başına olumluluktur.
Tüm bunlar, hayaller. Boş verelim bunları. Kendime işkence etmeyeyim. Ne yaparsam ya yapayım illa ki problemler ve eksiklikler olacaktır. En iyisi Polyannacılık.
Ha bu arada. Konumuz “Love Story” idi değil mi?
“Love Story”
Nı nı nı nıı, nı nı nı nı nı nı nı nı…
2004 01 05