01:00
Soru işaretleri, anlamsız bekleyiş, sisli bulvarda koşar adımlarla yürüme arzusu…
Beklenti…
Ve daha kötüsü; neyin beklentisi? Neyi bekleme? Beklenmesi gereken hakkında fikir yürüteme…
Bunları bir kenara atalım, şu F olayına gelelim sonra nasıl olsa buna tekrar döneriz.
F’ye attığım mailin ardından kendimi rahatlamış hissettim. Aslında şunu anlıyorum ki; eğer ona, onun için biraz ısrar etsem kabul edecek(miş gibi değil, kabul edecek) gibi duruyor. “Güzellerde naz olur olayı.”
Amaan, her neyse…
Bir şeyi biliyorum ki depresyonumsu hâlden kurtuldum, kendime olan güvenim geri döndü. Realiteleri kabullenmek öte, onları özümsedim. Bir çok aptal kaygım yerini mantıklı olmaya bıraktı.
F olayı artık kapanmıştır. Bunu şu anda rahatlıkla söyleyebiliyorum. Ona, kendisi hakkında yazdığım, onun yüzünden (ya da sayesinde) kelimelere döktüğüm bir sürü metni göstermek isterdim. Böylece kendimi çok daha rahat hissedebilirdim.
Fakat buna gerek yok gibi. Eğer yazıları ona gösterirsem onun psikolojisine de hasar verebilirim. Onu üzebilir, kafasını karıştırabilirim. Bunun olmasını istemiyorum. Ona olan aşkım (platonik de olsa) onu üzmemeyi gerektiriyor…
Bir rüzgardı; geldi geçti. Burnumda güzel kokular bırakıp ferah nefesini hissettirdi. Ama, ne yapılabilir ki? O rüzgarın benim yanımda durmaması gerekiyor, bu kokuyu çekmemem iktiza ediyor.
Asıl sevgilimi, hayatımın aşkını bulana dek (böyle bir beklenti mantıklı mı? Olabilir.) bu geçici kokuyu hissedeceğim, fakat asıl fırtına estiği zaman bu koku kaybolacak ve sadece anlık bir heyecan olarak unutulup gidecek.
Hikaye böyle mi bitecekti?
……
Evet.
Daha fazla heyecana gerek yok. Kimseyi incitmenin alemi yok…. (unuttum gitti)
[Şimdi gelelim asıl meseleye]
Ne yapmam gerektiği. Hayatım boyunca meslek olarak nitelendirilen işimin ne olacağı meselesi…
Bir şeye karar verip sürekli ona yatırım yapmam gerekiyor. Planımı kurmuştum, seneye okul bitince iktisatta yüksek yapmak. Peki ama bu şık olmazsa alternatifi hazır mı? Veya bu ne kadar tutarlı?
…
Yazılımcı mı olsam? Grafiker mi? Öğretmen mi?
Aslında en sevdiğim öğretmenlik yapmak. Ama…. Öğretmenlik yaparak beklentilerime (kendime ve ayrıca aileme) ne kadar karşılık verebilirim.
Yazılımcılık olsa. Niye olmaz (mı)?
Karar veremiyorum.
Belki yapabilirim. Kursa mı gitsem? Peki bunu hayatım boyunca severek yapacak mıyım? Tıpkı iktisat olayında olduğu gibi.
Peki ya grafikerlik? Bu? Bilmiyorum ki.
Ahk! Karar veremiyorum ve özel olarak üzerine ittirildiğim bir yön de yok.
Muallak, muallak…
2004 05 14