Biraz garip ama kendimi huzurlu hissediyorum veya şöyle de denebilir; kendimi huzursuz hissetmiyorum. Her neyse.. Kendimi huzursuz hissetmiyor olmak bile beni huzurlu etmeye yetiyor zaten. Negatif olmayayım, sıfır olayım, bu benim için pozitiftir.
Bu hâletim belki baharın insanın içini açan güzelliğinden, belki yıllardır yaşadıklarımın bana his kaybı yapmasından kaynaklanan duygu nasırlaşmasından, belki uzun yıllar hep aynı şeyi tekrar etmenin sıkıcı gelmesi ve bunun ardından değişikliğe gidip biraz da sorunları düşünmeden, gelecek kaygısına kapılmadan yaşamak istemek de olabilir.
Kimbilir! Belki de geçicidir [Aman Allah'ım şu kısacık hafiften sıkıntısız günlerimi bile geçici olacağı evhamı ile kirletiyorum. Oh my God! Demek ki eski halim hâlâ devam ediyor] belki de değildir. Bunu zaman gösterecek. Benim için -şimdiki psikolojime göre- farketmez. Nasıl olacaksa olsun. Allah (cc) daha büyük sıkıntılarla beni imtihan edip nefsimi zorlamasın. Başka bir şey istemiyorum. (Aaa! Neler oluyor?!)
Aslına bakılırsa yaşadığım hayattan şikayet etmemi gerektirecek hiç bir şey yok.
Aslında bana acı veren her defasında sahip oldukları maddi veya manevi değerlerinden dolayı kendilerini kıskandığım çok küçük azınlık (n milyar insan içinden bir kaç milyonluk bir kesim. Yani hallerine imrendiğim %0.01′lik dilim)
Halbuki ben ve benim gibi bir çok insan ortalamanın çok çok üst sırlarında olmalarına rağmen ortalamanın çok çok altındaki bir çok insanda olmayan (belki de böyle bir hissi kaybettiklerinden ya da böyle bir duyguya hiç sahip olamadıklarından) şikayet tavırlarına bürünüyorlar(ız)-(ım).
Dünyanın dört bir yanında sıcak savaş, açlık, şiddet (aile içi, toplumsal vs.), hastalık (psikolojik&sosyolojik), sefalet, manevi buhran, ikinci sınıflık, özgürlükten uzaklık ve daha birçok aklıma gelmeyen (çünkü böyle şeyleri yaşamadığımdan ve de bunlara tanık bile olmadığımdan) olumsuz durum içindeki insanların hayal dünyasında bir araba veya başka bir şey olamıyor. En azından bunlar bizim hayal dünyamıza girebiliyor.
Kimbilir kaç milyon insan sırf özgürlük, sırf bir ekmek, sırf hastalığından kurtulmak ve daha binlerce sırf, sırf, sırf-tan kurtulmak için nelere katlanır, bunlara ulaşmaları halinde hiç bir lüksü akıllarına bile getirmezlerdi. Şu da bir gerçek ki aynı insanlar benim yerimde olsalar onlarda sırf sırf dedikleri şeylere sahip oldukları halde benim gibi davranacaklardı.
Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki…
En iyisi kısaca kendime şunu söyleyeyim. Niçin bunları her zaman düşünebilecek akla sahip değilim. Niçin böyle düşünceleri unutuyorum? Neden mantıklı davranma istidadına sahip değilim…
[yani bu]
2004 04 15