Yaşamak acı veriyor. Var olmak, var olmaktan kaynaklanan amaçlar ve mesuliyet. Acı,, ızdırap,, yokluk hiçlik duygusu. Boş yere yaşama, yaşadığım zamanı daha iyi değerlendirme endişesi, daha iyi değerlendirilebileceği düşüncesi, daha iyi ne yapılabilirin bilinmezliği. Korkuyla dolu bekleyiş.
Üffff!
Acı.. Mukaddes bir amaç uğruna çektiğinden emin olup içinin rahat olduğu acı. İnsan olmanın verdiği acizlikten kaynaklanan iradi olarak seçilmediği boş yere çekilmiş olması muhtemel çaresizlik acısı. Yok, şu, yok bu, yok hastalık, yok sefalet. Acı; hedefini bilmediğin fakat ızdırabıyla tutuştuğun geri zekâlı acısı.
Ve acı. Gerçekten mantıklı, rasyonel, ebediyete müteallik veya aptalca, geri zekâlı, faniye müteveccih davranışlardan hangisine yönelik acı çektiğini bilememek, bu paradoksun acısını çekmek.
Şimdi iyi bir şeyler yapmam gerektiğini biliyorum. Fakat bunu biliyor olmak bu lanet hayatımın berbat süreci içinde bir şeyler yapabilmemi mümkün kılmıyor. Daha da kötüsü yaşadığım saçmalıklar beni dibi görünmeyen günahları yaşamaya doğru sürüklüyor.
Ne yapmak gerektiği net olmadığı için karmaşık davranış seçimleri içinden yanlış olanı seçmekten korkuyorum. öçş:
… [Klavyeyi yumruklar ve yazıya ara verir.]…
Bir zamanlar aklıma gelen bir şey vardı; bir kişi. Bu kişi tam anlamıyla iğrenç görünüme sahip berbat fizyolojisi olan simetrisi bozuk simaya sahiptir. Bu sima gibi o simaya sahip bir kişiye uygun olarak da sanatsallıktan (Bu aptal “sanat” kavramı şimdi konumuz haricinde..) uzak bir iç ve dış dünyaya sahiptir. Bu kişi aynı zamanda normalin üstünde bir sanatsal kabiliyeti olan, olağanüstü maharetleri olan birisidir. Bu kişi içinde taşıdığı “güzellik” unsurlarının aksine “çirkin” ortamda hayatını sürmek zorundadır.
Belki alakasız ama biraz ben de öyleyim. İçimde önlenemez bir hırs, daha fazlasına sahip olma, olanla hiç yetinmeme dürtüsü var. Bu beni patlatıyor. Bağımlı olmamalıyım, fıtratıma ters. Zengin olmamalıyım, dünyalığı da boş vermeliyim.?? Nisalara yaklaşmamalıyım, günaha girmemeliyim, evlenemiyorum zaten.??
Pilim bitti.
Kitap mitap yazmak, senaryoyla menaryoyla uğraşmak, büyük hedeflerernıtkjheryjwer…
[Kahretsin!! Paradokslar cenderesi ve kıvranan benliğim. Sorgu. Neyi, niye? A olmaz, b yag -**gagha]
Dünyadan elimi eteğimi çekip bir ilçede gebermeyi beklemek. Bunu yapmak istiyorum. Peki, o zaman öbür dünyada “yapabilirdin. Niçin kaçtın?” derlerse. Peki !?
İşin içinden çıkabileceğimi zannetmiyorum. Keşke ölseydim de bu karmaşaları yaşamasaydım. Bu aptal dünyada “mutluluk” diye bir şey yok, öbür dünya hiçbir zaman garanti değil, yaşam şartları ne bu dünyaya ne de öbürüne yönelik olumluluklar sunmuyor…saürtouıerpouwıü
Dua!?
Nasıl olsa duanın karşılığı bu dünyada….
İman. Bunun ne tam olması, ne de yarım olması….
Ne günah işleyebiliyorum, ne de sevap.
2005 02 28