Her geçen zaman kendimi biraz daha hiç zannetmeme (ya da belki daha da doğrusu gerçeği farketmeme) neden oluyor.
Uff!
Buruk aşk hikaye(leri)m duygularla mücehhez oluşumuz ve bunlara hakim olabilme uğruna çaba sarf etmem gerektiğini anımsattı. Saçma sapan bir duygu olan (insana özgü, insanın küçüklüğünü, karşı koyamaz ve aciz kalışını gösteren bir duygu) aşık olma duygusu bana daha sahip olduğumuz ve gerçekten de insani yanımızı gösteren bir çok duygumuzun daha olduğunu hatırlattı.
Gerçeği söylemek gerekirse; şu an yolun sonunda değil, daha yolun başındayım. Aşka karşı koymak beni mahvetti,, mahvediyor. Hatırlamam da unutmam da unutmaya çalışmam da hepsi SADECE acı çektirmeye yetti, yetiyor. Ve dahası var ki; bu belki de en basit ve de belli olabilen duygulardan birisi. Daha bir sürü mücadele gerektiren aptal duygularımız var.
Enaniyet, kıskançlık, mükemmeliyetçilik, titizlik, rekabet hissi, hırs, tatminsizlik, faniye çarpılma (bakiyi unutma) -unutkanlık- vs…
Hayat boyunca aşktan kurtulma çabam, yapsam da yapmasam da; seçsem de seçmesem de tüm bu bahsettiğim duygularımla bereber sürmek zorunda.
Bu lanet dünya mutluluk dünyası değil. Bu dünya karşı koyma, entropiye kapılmama, hep süren kendi kendine olan kirlenmeye karşı sürmesi gereken temizleme, düzenleme; kısaca her zaman ipten düşmemeye çalışan cambaz gibi dikkati terk etmeme dünyası.
Bazı şeyler direkt olarak karşılaşılan, bazıları bir yara gibi hemen belli olan, bazıları ise sinsice gelen belki de hiç fark edeilemeyen sorunlar, duygusal (hırs, enaniyet…) sorunlar.
Durmamam lazım. Yoksa hareket mi etmemeliyim?
Kararlarımı nasıl vereceğim ki?
Eğer durursam yan yatıyorum, dik durmaya çalışsam başaramıyorum. Yoksa hep dik durmaya çalışmam mı gerekiyor?
Anlatmak istediklerimi bir türlü anlatamıyrum. Kafam karışık. Kafam ne zaman karışık olmayacak ki! Belki de bu kafa denen şeyin normal hali karışık olmaktır.
Belki de ben,, ne bileyim!?
Rahatlamalıyım. Biraz boş vermeliyim.
Haayır!
Ne boş vermesi!!
Ufff!!
Ne yapmam gerekiyor?
Durum o kadar vahim bir önceki soruya bir türlü cevap veremiyorum. Daha da kötü olan, bu soruya kimsenin benim için cevap verebileceğini zannetmiyorum.
2005 01 01