Üç yıldır birlikte kaldığım ev arkadaşımla biraz önce vedalaştık. O da gidiyor. Resmen gidiyor. Ne kadar garip. Kendimi ne kadar ilginç hissettim.
Bugün kendim hakkında olumsuz düşünmeye başladım. Özgünenim minimum noktasında.
Yetersiz olduğuma dair, en azından zihnimde tasarldığım kişiye ulaşma yolunda, olan düşüncelerim arttı.
Daha ne ile meşgul olmam gerektiğini bile bilmiyorum. Bir yandan bu kısa dünya için çaba sarfetmeye değmediğini düşünürken, bir yandan da ortalamanın çok üstü denebilecek beklentiler içinde boğuşuyorum.
Okulu hâlâ bitirememiş olmam canımı çok sıkıyor. Dersanede yoğun tempolu bir öğretmenlik hayatım, buna ilaveten haftada üç gün grafikerlik kursu takibim ve iki tane iğrenç okul dersim var. Hikaye yazma saçmalığından ise sıkılmaya başladım. Senaristlik olayından da vazgeçtim denebilir. Daha fazla kapı çalmak istemiyorum ve yerimde de olamam. Akıntı ise hep ters yöne çekiyor.
Abimiz Nijerya’ya gidiyor. Resmen gidiyor. Ben ise aptal bir hayatın presi altında paus vaziyette bir hiçi bekliyorum.
2005 10 07