Tam bir işkence; okula gitmek, okulla alakası olmak, okuldan bir türlü kurtulamamak. Aman Ya Rabbi!
Ufff! Nefret ediyorum. Neyse ki,, ne neyse ki? Bu dönem iki ders bir de bitirme ödevim var. Dersin birini bıraktım sayılır, birini de yarından sonraki sınavdan sonraki duruma göre bırakacağım. Dayanamıyorum. Her şey çok zor geliyor. Bir de her şey benim istediğim tarzda anlatacak birisi olması şartıyla sanki çok kolaymış gibi, tabi ki kolay, geliyor.
Günahlar meselesi. Acaba lanet olası günahlarımın cezasını, Allah’ın (cc) sevdiği bir kişi olarak mı çekiyorum, yoksa… Okulu bitiremezsem her işim için olduğu gibi evlenebilme olayım da erteleniyor ve içinden çıkılmaz hâle dönüşüyor. Okul bitmezse üzerimdeki o berbat halet dağılmayacak, her kalktığım gün vücudum ağrılar içinde kalkacağım. Eğer bu böyle devam ederse günahları engellemesini umduğum evlenme olayı gerçekleşemeyecek ve daha çok acı çekeceğim. Her gün sokakta yürürken sanki buz üzerinde geziyormuş gibi enerji sarf ederek bir anda birilerinin üzerine düşmemeye çalışarak yürüme gayreti gösteriyorum. Buz üzerinde yürümek, okulun ölü toprağı, bir türlü açılmamak…
Lise yıllarımda düşündüğüm inşaatta çalışmanın acısı mı, yoksa ders çalışıp ta aptal aptal kâğıtlara bakınmanın sancısı mı? Tabi ki inşaatta çalışmak çok daha kolay. Önümdeki adeta kaktüs gibi görünen, dokumak çalıştım kağıt parçaları falan filan..
Yine küçükken okuduğum bir hikâyedeki hayatının iki yarısından birini fakir olarak, diğerini zengin olarak geçirme alternatiflerinden önce fakirliği seçen aile ve benim de onun gibi düşünmüş olmam.
Yine küçükken düşündüğüm hayatımın altmış yıl olabileceği ön saçma sezisi… İlk otuz, ikinci otuz hikâyesi…
Yani. Yani bu dersleri de boş vereceğim. Bu iradi seçimim ve bu seçimimden dolayı günün birinde kendime hiç kızmayacağım. Yapabileceğimin en iyisi maalesef ancak bu!
Daha kötüsü de olabilirdi. Hatta daha kötüleri; sağlık, ölüm, parasızlık. En azından bunlarla ilgili sorunum yok. Oh be en azından maddi olarak bağımlı değilim. Neyse işte…
Fasit olay: teyzemin önerdiği kişiyi görüp görmeme hususunda ne yapacağımı şaşırdım. Gidip onu görsem, sonu belirsiz bir yola gireceğim. Eğer onu görmesem ıstırabım ortada. Yani çıkış yolum yok. Günah da işlememeliyim.
Booom!
“Booom” dedim ama hiç patlama da olmuyor ya da patlama ne demek ki? Ne bileyim işte!
……
2005 03 22