Enigma – Beyond the Invisible. Şu an çalan parça.
Bana bugünlerde bir şeyler oluyor. Bir şeyler düşünüyor, hayatın anlamı üzerine kafa yoruyorum. Gece 01:00′de yazmaya başladığım yazı henüz hitama eremedi fakat yaşadıklarım orada anlatılıyor.
Beyond The Invisible
I look into the mirror
See myself, I’m over me
I need space for my desires
Have to dive into my fantasies
I know as soon as I’ll arrive
Everything is possible
Cause no one has to hide
Beyond the invisible…
……
Kendimi bir şeylerin peşinde yürüyor gibi hissediyorum ya da bir şeylerden kaçıyormuşum gibi. Peki, bir şey düşünüyorum da denemez, düşünmüyorum da denemez. Şimdi de saçmalıyor da olabilirim, mantıklı şeyler söylüyor da.
Geçen okuduğum kitapta imanın psikolojik incelemesinden ve imanın hayatı kavradığından, imanlı insanın bunu hareketlerine daha da önemlisi tüm hayatına aksiyon olarak belli etmesinden falan bahsediyordu.
Biraz önce izlediğim filmde de belki ben bu anlamı çıkardım ama yine Allah’ın (cc) buyruklarına sarılmak gerektiğini anladım.
İlk dinlediğim Beyond the Invisible parçası da yarım yamalak İngilizcemden anladığım kadarıyla olanın ötesine dikkat etmek gerektiğinden bahsediyor.
Şimdi merak ettiğim mevzu ne yapmam gerektiği. Hadi farzları kesin bir şekilde yerine getirdim diyelim ki, zaten getiriyorum. Sünnetleri de elimden geldiğinse yerine getirmem gerekiyor… İslam’ın emrettiği iyilikleri yerine getirmem lazım. Falan filan…
Hepsi bu kadar mı?
Sanki daha fazlasını yapmam gerekiyormuş gibime geliyor. Yani mantıklı bakıldığında Cennet’e giden yolun Cehennemî yollardan geçiyor olması lazım.
Peki, durum ne âlemde? Gerçeği söylemek gerekirse öyle illallah dedirtecek kadar acı içinde olduğum söylenemez.
Bu durumda akla şu geliyor;
Bir; bu taşıyabilecek kadar yükümüm şu anki hissetmediğim yükün olması.
İki; acılarımızı illaki fiziksel olarak çekmek zorunda değiliz de böyle bir şeyler yazarak (pek acı verdiği söylenmese de) en azından düşünme acısı çekiyoruz zaten.
Üç; Allah (cc) niçin lütuflarının bir kısmını daha bu dünya da vermeye başlamış olmasın ki?
Dört; aklıma bile gelmeyen asıl sebep!?
Beş; fiziksel veya ruhsal acı çekmiyorsan o zaman daha fazla ibadet ederek bunun şükrünü eda etme sorumluluğunu zikirvari (namaz tesbihatı vs.) yöntemlerle fazlasıyla yerine getirmek gerek.
Altı; laf söylemekle kendimi kandırmamalıyım. Kelimeler kullanarak sanki sorumluluklarım yerine gelmiş gibi oluyor olabilir.
Yedi; Allah (cc)’tan güzellikler diliyorum ve O’na (cc) şükrediyorum.
Sekiz; şu aptal dünyada son nefesimiz O’nun (cc) istediği gibi olur İnşallah da.
Bırrr!!?
2005 02 11