Bütün mesele, aslında hayatı nasıl yorumladığın ve bu yorumuna bağlı olarak dünyaya nasıl bir gözle baktığınla alakalı. Daha netleştirirsek Sözler’de bahsi geçen imanlı ve imansız bakış açıları. Bunlar, tüm hayata yön veren, aslında irademizi onların istediği şekilde yönlendiren, öyle ya da böyle kendi sonumuzu da kendisine göre düzenleyen parametreler.
İmansızca bakarsın ve davranışın bellidir; olabildiğince cismaniyet yaşatmaya yönelik, elinden geldiğince hazların tutsağı, bütün kısıtlayıcı etkenlerden kurtulmaya çalışan ve bunların acısını da yaşatan, ortalamada hayvaniliğe daha yakın duran parametre. İmanlı bakış ise olayların tümünü belli hikmet çerçevesinde gözden geçiren, her şeyin oluşunun ardında sırlar olduğunu düşündürten, özetle biraz da hayata ve hayatın sunduklarına imtihan gözüyle bakan ve bunların esiri olmaktan insanı kurtarmaya yönelik.
Birinci bakış açısı ile mutlu olma ihtimali, kendinin mutlu olduğunu zannedip, aptalca ve sahte sevinçlerle neşeli gibi görünenleri saymazsak sadece yüzde ona denk gelen kısım. Bunların da yüzde yetmişi elindekilerini korumak zorunda olma ve daha fazlasının peşinde olma acısıyla sancılı, yüzde yirmisi bir üst seviyede tadacak zevki kalmadığından yeni zevkler bulma endişesine sahip, geriye kalanlar yani yüzde onun yüzde onu olan yüzde birlik kesim ise hayatın tadını, cismaniyetin hazzını gerçekten yaşayabilen insanlar.
İmanlı olanlar. Bunlar için hayatın anlamı fani olması ile eşdeğer olduğundan değeri de ancak o kadar, yani bir müddetliğine oynanmasına izin verilen oyuncağın zevki kadar. Daha fazlasına gerek yok.
Ve bu iki sınıfın dışındaki üçüncü sınıf, sınıfsız da denilir mi, denilmez mi bilemem ama kendimi burada hissettiğim kesin; imanlı olupta bunu gerektiği gibi yaşayamadığı için ne imanlı olmanın mütevekkil hazzını ne de diğerinin hayvansı zevkini yaşyamayıp acıyla kıvrım kıvrım kıvrananlar.
Evet bütün mesele bakış açısında, reçete bakış açımı yerli yerine oturtmamda. Kafamda bu düşünceler en azından bu yolda ilerlemem için bir hedefe az da olsa yaklaşma adımı olarak görülebilir.
2006 03 26