Biraz önce eve geldim. Gelmeden önce, üç domates, bir salatalık, değişiklik olsun diye bir mor lahana ve bir tane küçük kırmızı elma aldım. Ondan önce ise yazarlık kursunda iken progamın organizasyonu ile görüştüm. Görüşme amacım bitirdiğim dokuz hikayenin kitaplaştırılması için ne yapmam gerektiği idi. Telefon bekliyorum. O, ilk akla gelen yayınevlerinden birisinin editörü ile görüşüp bana haber iletecek. Eh. Bu kadar yeter.
Diğer mevzu. Ne kadar uzak kalmya çalışsam, ne kadar umursamasam ve ne kadar olmasa da olur desem de karşı cins bir şekilde dikkatimi çekiyor. Aman Allah’ım! Onlar, bizler için yaratılmış ne güzel şeyler. Evlenmeme ihtimali aklıma hep gelip duruyor fakat evlenmenin psikosoyofizyomoral gerekliliğini göz ardı edemiyorum.
…
Ne yapabilirim ki?
AN’yi gidip görsem mi? İyi de görsem ne olacak ki? O, ne kadar bana uygun? Görmesem ilgi alanım sarsılıyor. Dersanedeki bayan öğrencilerin tatlı gelmeye başlaması, bunu önlemek için bir yâr edinmemi zorunlu kılıyor. Bir kişi. Bir kişi olmayınca, bir sürü kişinin acısı.
Keşke işler yolunda gitse…
??????????????????????????????
2006 02 14