Bilecik’teki kardeşimin ziyaretinden yirmi dakika kadar önce geldim ve kendimle ilgili büyük bir düşünsel revizyondan bahsedip uyumaya çalışacağım.
Dün 04.30 gibi uyuyabildim, 06.30′da kalkıp otobüse yetişmiştim. Gidişte hiç uyumadım, dönüşte ise arada bir uyudum ve şimdi uykumun olup olmadığının farkında değilim.
Bir dakika ya! Ben neden bahsediyordum? Frekansı düzelteyim.
Bu fikir işe yaradı ve inşallah yarayacak “Beynine hâkim olamayan aptallar acı çekerler” ve şimdi bir cümle daha ekleyeyim “aptalsı üzüntüler acınmaya değmez”.
Yani?
İmanlı bir bakış açısına sahip biri bu fani dünyayı bir imtihan dünyası olarak görüyorsa ve bu imtihan ölene dek çeşitli şekillerde devam edeceğinin farkındaysa zaten bildiği bu tür kazalar karşısında bir de niçin üzüntü çeksin ki? Hem zaten asıl üzüntü vermesi gereken şey öbür âlem yolunda bu dünyada verilen kredilere boşa tüketmek değimli ki? Ve hem zaten asıl musibet dine gelen musibet (Lemalar, Hz. Eyüp kıssası; ikinci lema, beşinci nükte, birinci mesele -kontrol edip yazdım, keşke ezberden yazabilseydim (mi ki acaba)-) değil mi ki?
Ve benim bunları dile getirmem belki yüce gönüllülük, belki akıllıca karar vermek ve belki de pes etmek ve savunma mekanizması olabilir. Hangisi olursa olsun -velev ki- bunu çaresizlikten yapmış olayım. Olması gereken budur!
Kendime yeni bir sayfa açmaya ve beynimi kendimi kontrole yönlendirmeye karar verdim. Belki zaman zaman yine bunalımlar yaşayacağım (yani arada bir aptallaşma seansları) fakat onları geçici birer saçmalık olarak kabul edip… İşte öyle.
Bundan sonra ya böyle şeyler yazmayacağım ya da arabesk olmayan şeyler yazacağım ya da…
Uykum geldi galiba.
Unutmadan. Arkadaşım, F’yi 30 Aralık’ta Harem otogarında bir beyle görmüş. Yani evlenmiş galiba. Böylece bu da son F deyişim oldu. Zaten teknik olarak bitikti de, hayal âleminde ve rüyalarda da bitmiş oldu.
Şu Manisalıyı da görsem de rüyamda görecek biri olsa bari. Manisalı yavru, işler yoluna girince seni görmeye gelebilirim, tabi işler yoluna falan girmeden biri seni kapmazsa. Bu not da sanaydı.
Öteki not da Arnavut güzeline (görmedim bile); bakalım maaşını beğenebileceğiniz bir … zaman karşına çıkar.
Pühh!
2007 01 07