Yazmadan ismini koyduğum bu kelimeciklerime bugün akşam evde iken dilime dolanan Sting’in ismindeki “Brand”in ne anlama geldiğini bilmeden koydum. Saçmaladığımın farkındayım. Bir an önce uyumak istiyorum. Bilmediğim yarınıma ve yarınlarıma bir an önce ulaşmak için. Her neyse..
Kısaca: bugün işten ayrıldım. Her gittiğim gün içim sıkıla sıkıla gittiğim ve hayatımda geçirdiğim en enteresan on beş gün süren işimden sonunda ayrıldım. Daha altıncı gün “işten tam altıda ayrılma” sebebiyle yediğim azar bu kararı vermeme neden olmuştu. Psikopat ve “daha fazla para” peşindeki işverenlerim bana mesai saati ile ilgili olarak sabah dokuz akşam altı demişler ben de buna inanmış ve kabul etmiştim. Bir de iki haftada bir yayınlanan bir gazete ve iki derginin tasarımını yapacaktım. Fakat sabah dokuzda gelip ucu belirsiz bir saatte, genelde sekiz buçuk dokuz bazen on iki gibi bir keresinde de gece yarısı iki de işten ancak çıkabilmiştim. Bir de bir kişi tarafından çıkarılan tamamen amatör altı bir tabldot gazete ve tüm bu yayınların bir de tüm reklamlarını hem de bir çoğunun metini de kendim yazmak…falan filan. Namazlar aksıyordu. Adam sinir kübünün tekiydi. Vs.vs.
Şimdi o işten ayrıldım yani tel örgüler içerisindeki hapishaneden çıktım fakat hâlâ tel örgüler arasındayım.
Şimdi ne olacak. Çalışmamın karşılığı olan dört yüz liranın yalnızca yüz lirasını alabildim. 411 YTL kredi kartı, 250 YTL ev kira payı, 260 YTL C# Kursu için hemen bu hafta gerekli. Otobüs bileti alacak param bile yok. Ve en kötüsü ümidim iyice azaldı. Hele dün izlediğim mülteci görüntülerinden sonra “herhalde yaşamak böyle bir şey olsa gerek; ızdırap. Hem zaten parası olanlar da başka şeyleri olmadığı için acı içinde değiller mi?” diyesim geliyor. Fakat ne dersem diyeyim param bitti. Borç alacak kimsem, daha doğrusu yüzüm kalmadı. Falan filan.
Neyse ya. Yazmak da bir anlam ifade etmiyor demişken iiçinde bulunduğum garip durum aklıma geldi. Bu iğrenç durumlar ortasındayım ve ciddi bir bunalım geçirdiğim söylenemez. En azından eskisi gibi.
Merak ettiğim şu; bu işin sonu nereye varacak? Beni bekleyen son nasıl bir şey. Mutlu son falan beklemiyorum fakat gidip belediyenin beyaz masasından yardım istemeyi düşünmüyor da değilim.
Durum bu…
Yapacak bir şey yok. Çok laf denebilir fakat işte öyle…
2007 04 04