Ümitsizlik girdabı.
Dayanılmaz acı. Hayallerin yok olmasının ardından, sıradanlığın hayalini kuracak duruma düşmek.
Yine ayın biri geldi, yine kira ödemem gerek. Hâlâ okulum bitmedi ve tam da şimdi ayın altısı ve onundaki final sınavlarına çalışmak zorundayım. O kadar zor geliyor ki! Cebinde beş kuruş parası olmamak. Borç almaktan bıkmak ve de borç isteyebilecek enerjiye sahip olamamak. Daha da kötüsü alınacak borçları nasıl ödeyebileceğine dair bir fikri ol(a)mamak. Mecidiyeköy’deki iş yerinden cevap gelmedi; yani o iş olmadı. Asıl başvurduğum ve neredeyse olmak üzere olan iş de ol(a)mayacak gibi. Bilmiyorum! Olmuyor işte. İşe başlamam için gidip adamı görmem gerekiyordu. Adamı, bilet param olmadığı için görmeye gidemedim, telefonla arayabilirdim fakat kontörüm kalmadı ve kontör alabilecek durumda değilim. Belki ne yapıp edip kontör alıp adamı aramalıyım fakat önümdeki iki final sınavına çalışma zorunluluğum o işe başla(ya)mamama neden oluyor.
Bilmiyorum. Bu da benim hayatım işte! Ne yaparsam yapayım işler bir türlü yoluna girmek bilmiyor. Bir türlü ortalama bir insan olamıyorum, yani evlenemiyorum ve bu gidişle evlenmek geçmiş de kurulmuş bir hayalden öteye hiç geçemeyecek ve hayatım bir “kaybetmiş” olarak, sürmeye devam edecek.
Düşünmemin, taşınmamın, uğraşmamın hiçbir olumlu etkisi olmadığına göre pes etmekten ve umutsuzluk girdabına kendimi salmaktan başka elimden hiçbir şey gelmiyor. Demek ki ben de bu tür eksiklik yaşayan birisi olacakmışım.
Gururu daima ezilip duran bir hazin yaşam formu.
2007 08 02