Bugün cumartesi.
Dün son finale girdim ve başarısız bir sınav çıkardım. Ondan önceki, yani pazartesi gün ki sınavın sonucu ise belli oldu. BA almışım. Bir başarı, bir başarısızlık durumu… Zor olandan iyi not, kolay olandan ise berbat not…
Açılayabilirim. Nispeten zor olan dersin notları vardı ve iyi çalışmıştım. Diğerinden ise son gün alabildiğim notların eksik olması nedeni ile çalışamadım ve başaramadım. Ne yapalım? Olmazsa olmuyor işte. Okula daha sık gidip notları bir şekilde ele geçirmek belki mümkün olabilirdi ama… Ne yapalım? Elden gelen ancak bu ve buna razıyım. Ne olacak şimdi. İki dersim kaldı alıp iyi not düşürürsem okul bitecek. Hayırlısı diyelim.
İş meselesi ise… Pazartesi günü işe başlıyorum. Bir sürü borcun var ve bu işteki ilk altı ayım tamamen borç ödemekle geçecek gibi görünüyor.
Oh! Şükürler olsun.
Mecidiyeköy’deki işten haber çıkmadı, Osmanbey’deki iş ise, Çamlıca’daki bu işi seçtiğim için olmamış oldu.
Şimdi geriye bir şey kaldı. Adam gibi işe gidip gelmek ve kendimi iş konusunda geliştirmek. Ama hepsinden öncesi işe ay sonuna dek gidebilecek miktardaki parayı bulmak.
Bu kadar işte… Bir şey yazmaktan da bıktım artık. Çok zor gelmeye başladı. Hele bugün birisiyle buluşmam sırf adamın yanına (minibüs veya otobüsle gidilemediğinden dolayı) taksi tutamamış olmanın yorgunluğu da var ki; hiçbir şey yapasım gelmiyor. Biliyorum bugünün berbat geçeceği kaçırdığım sabah namazından belliydi zaten…
Şu sıralar Dostoyevski’nin Suç Ve Ceza isimli kitabını yeniden okuyorum ve en son yarısına kadar olan kısmı orta üçte iken yani 1992 yıllarında okuduğum bu kitabı daha bir hissederek anlıyorum.
2007 08 11