Yapacak hiç bir şeyim yok.
Canım sıkılıyor ve günlerim boşa geçip duruyor. Bir şey yapmam için bir sebep ya da motive edici bir etken yok.
Öğrenilmiş kehanet; artık hiç bir işe başvuru da yapmıyorum. Reddedileceğim halde niçin bir işe baş vurayım ki? Diploma denen (işleri asıl yapan) saçmalığım yok. Askerlik sorunum var.
İzmir’e dönsem? Anlamsız.
Aman Allah’ım!!
Hannibal Lecter’in kafatasını kesip beynini kestiği kişiye yedirdiği uyuşmuş adam gibiyim; parmaklarımı oynatmaktan acizim. Adeta bir şırınga ile tüm enerjim çekilmiş gibiyim. Yatmak, uyumak bile zor geliyor. Belki bunun psikolojik ismi falan da vardır. Evet her ne ise farkındayım fakat farkında olduğum bir şey daha var ki; yapabileceğim hiç bir şey yok. Hiç bir şey, hiç bir şey…
İntihar?!
Olmaz! Günah!
………
Yirmi dokuz yaşına gelmiş, eli bir bayanın eline değememiş, borçsuz hiç bir ânı olmayan, zihninde hep lanet bir kaç dersin acısını yaşayan, dünya ceza evindeyim.
En azından şükretmem gereken bir sürü şey olduğunun farkındayım ve aklıma gelen teselli de bu…
Vermeyince Ma’bud ne yapsın ben?
Kulübede uyuyup duran uyuz bir köpek gibi yatmaktan başka yapabileceğim bir şey yok. Maalesef.
Sıkıntılarla baş etmek için çaba, çabalamak için enerji, enerji için de ümit ve motivasyon olmalı. Yani daha fazlasına takatim kalmadı. (Gözlerimin yaşla dolduğu ve trajedinin maksimuma ulaştığı an)(böylece bu istihza ile ağlamayı engellemiş oldum)
2007 02 22