Yine berbat geçen günler içindeyim. Sabah erkenden kalktım ve Maçka Parkı’na gittim. İçinden bir türlü çıkamadığım durumları, çaresizliğimi, bir türlü karar (pes edip bir köşeye çekilmek ile beni savurup duran akıntıya karşı mücadele isteği) vermez oluşumu gözden geçirdim.
Hayatım sürüp gitmekte ve ben bütün… Hiçbir şeyden hiçbir şey anlamadım…
Parkta Beşiktaş’ın stadının üzerinden boğaza nazır bir yerde oturdum ve gazete okudum. Gazetenin ekinde “tutunamayanlar” falanlar diye bir haber gibi bir şey vardı. Tutunamayanlar; aptalca şeylerden zevk alamayanlar anlamında. Bir de Leonard Cohen’in ifadesi olan “beautiful losers” tanımı veya Türkçeye çevirdikleri hâli ile “görkemli kaybedenler” ifadesi dikkatimi çekti.
Berbat bir durum… Ve daha kötüsü pek bir şey yazmak da istemiyorum artık. Yazmak da artık eskisi gibi istek uyandırmıyor. Bu sıralar sağlıklı düşünebilecek durumda olmadığımı düşünüyorum, en azından lanet diplomayı alana kadar bu böyle sürecek gibi.
Şu sıralar tamamen karamsarlaştım ( ve nefret ettiğim bu ‘karamsarlık’ kelimesi geçer geçmez gözlerim doldu. Nefret ediyorum bu kelimeden. Nefret! Çünkü pes ediş ve iradenin çökmüş olması anlamı veriyor ) ve algı dünyam ve dünyayı değerlendirmem tamamen “kaybetme”, “pes etme”, “yokluk”, “sonu gelmez ıstırap” şeklinde ortaya çıkıyor. Ve şu an beni en çok şaşırtan şey ise içimden tamamen kaybolduğu zannına kapıldığım “ümit” tomurcuklarının sanki varmış gibi davranmış olması oldu.
Üfff!
Çıkış yok. Ve maalesef bu çıkışı almayı umduğum diplomaya endekslemiş durumdayım. Eğer lanet diploma (beynimin üzerine çuvallanan karanlıklar dağı olduğu için) da bana bir çözüm ve değişim sunmazsa, bilmiyorum!??
Yapılacak şey, mezun olana dek patinaj çekmeye son vermek ve o ânâ dek durumu idare ettirmekten başka bir şey değil. Olmuyor işte! Ne yapayım!
Bu arada yeni işimde bir haftam geçti. Türkiye geneli en çok şubesi olan bir dershanenin sınavlarını okuma ve web sayfasını güncelleme işi ile meşgul olacağım. Hayırlısı olur inşallah!
2007 08 19