Bunu yapmak istemezdim fakat yine mecbur kaldım ve kısa bir şekilde olaydan bahsedeceğim.
Şöyle ki, bu günlerde aptallaştım. Başvurduğum iki işin olumsuz neticelenmesi, adam gibi yeni bir iş bulabilme ümidimin olmaması, … dersinden (mucize olmazsa ki durduk yere niye olsun. -vay be ümit diye buna derim. Sınav tek kelime ile berbat geçti yirmi beş puanlık soru yapma girişiminde bulundum ki bundan da on puan ya gelir yaa gelmez ve ben geçebileceğime dair ümit besleyebiliyorum. Hah hah hah ha!!-) yine kaldım,,,,
Bunları zaten biliyordum da niçin bugün daha doğrusu dünden beri aptallaştım?
Dün annem aradı ve kafayı sıyırmam için annemin beni araması yetiyor, artıyor bile… ah! Kendimi onlara karşı fazlasıyla mahçup hissediyorum ve tüm diğer sıkıntılarım da bu mahçubiyeti gidermem yolunda engel oldukları için sıkıntı veriyor.
Böghhkk!
Hayır aptal olma! Bunalım takılma! Bunu da aş! Boş ver ve şükret! Şükret! Şükret! Şükret! İmtihandan geçtiğini ve dikenli yollarda yürümeni bunalım yapma durağanlığı ile uzatma! Dikenlere daha fazla bat ve bu sonu gelmez diken tarlasında durmakla acı çekeceğine, koşarak acı çek! Ve ne olur canını sıkıp zayıf davranma! Sıkı ol! Daha, daha, daha çok! Bu, basit dünyevi imtihan öğeleri ile bu fani hayatını zehir etme!
Unutma her geçen saniye bu ızdırap tarlasında geçen vakti azaltıyor ve bari bunu düşünerek rahatla!
Rahatla! Umursama! Hadi!
Geçen gördüğün rüyayı düşün. Tepenin üzerinde bahçeli bir ev ve sen bu evin bahçesindeki rengarenk çiçeklerin arasında gıllanıyordun (yani yuvarlanıyordun) ve ilerdeki besberrak deniz bu sırada gözüne ilişiyordu.
Laleler ne güzeldi değil mi? Toprağa yakın olmak, toprağın üzerinde hiç bir şeyi umursamadan yuvarlanmak… Çiçekler eziliyordu, üzerimde battaniye olmadığı için üşüyordum fakat bunların ne önemi var? Rüyada ezilen çiçek beni niye üzsün ki!
İşte böyle…
Rahatla!!
2007 01 14