Şu an maalesef panik atak geçiriyorum. Göğsüm iyice sıkışmış vaziyette ve acayip bir daralma ile karşı karşıyayım.
Her ne kadar umursamıyor ve soğukkanlı karşılıyor olduğumu düşünsem de (ki hâlâ öyle düşünüyorum) ‘panik atak’ denen bu nefret ettiğim saçmalığı istem dışı olarak yaşamaktan kurtulamıyorum.
Acaba niye?
Geçmem gereken okulun bitmesi için gerekli iki ders yüzünden mi? Kaldığım bu buz gibi havası olan ve bazı şeylere tahammül etmek zorunda kalıp ayrılıp ayrılmama hususunda kararsızlıklar geçirdiğim ev yüzünden mi? Hâlâ borç ödemelerimi bitirmemiş olmayı bırak daha yüzde yirmi beşini ancak ödeyebilmiş olmam mı? Yoksa zoraki olarak çalıştığım frekansıma ve donanımıma hiç de uymayan bir an önce ayrılmak için can attığım, neredeyse her sabah traş olarak gitmek zorunda kaldığım iş yüzünden mi? Statü (mühendisim ama parasız ve dolayısıyla eli kolu bağlı) olarak karmaşa yaşadığım için mi? Yoksa FA yüzünden mi, yani bazıları tarafından bana uygun görülüyorken (ki mütereddit uygun görüş) ve çoğu kişi tarafından (annesi ile psikolojik savaş hâlinde ve küs olduğu için) hiç de münasip görülmediği için mi? Yoksa ilk kez beğendiğim ve bir an önce kendini bir kez daha görmek için can attığım FA’yı annem ve babam -hiç de ilgimi çekmeyen alakasız alternatifle hatta hiçbir alternatif uğruna- veto ettikleri ve neredeyse beni tamamen defterden silme ve “öteki tarafa geçmiş” biri olarak gördükleri, daha da acısı görmekte ısrar edip düşüncelerinde anlaşılmaz bir şekilde inat ettikleri için mi? Yoksa hepsi birden birleşip 15-20 yıl sonrasında hiç de ummadığım ve o zaman ki hayallerimle alakası olmayan bu soruları kendi kendime sormak zorunda kaldığım için mi?
Bilemeyeceğim. Allah’tan (cc) hayırlısını diliyorum ve imtihanları kazanan birisi olmayı dua ediyorum. Ve biliyorum ki kaderden kaçış yok, ne kadar düşünsen, düşünebilsem, fedakârlık yapsam, en uygun şıkkı seçmek için varımı yokumu ortaya koysam da.
Sonuç: göğsüm hâlâ çok kötü bir ağrı içinde.
2007 12 24
