Günlerim tamamen boş ve anlamsız geçmeye devam ediyor. Yazılım çalışmak için arkadaştan aldığım kitabın kapağını bile açmıyorum. Akşama kadar tam anlamıyla hiç bir şey yapmadan hatta doğru dürüst uyuyamadan bekliyorum.
Arada bir bunalım helezonlarına giriyor, depresif davranışlara kayıyorum. Biraz önce de “Gerilen Yay”da şimdiye dek yazdıklarımdan bir kısmını okudum ve aptallaşmamam gerektiğini düşündüm.
Ne olacak?
Gittikçe zorlaşıyor, gittikçe içinden çıkılmaz hâle bürünüyor ve her geçen gün deneyecek anahtar kalmadığını ve iş falan bulamayacağımı daha da kötüsü bu konuda yapabileceğim bir şeyler olmadığına doğru ilerliyorum.
Her geçen gün dermanım azalıyor. Zaten bugün Cuma namazına giderken yaşadığım kendimi taşıyamama zorluğundan bu belli oluyor.
Yine de üzülmemeleyim. Bunun imtihan olduğunu düşünmeli ve imanımı bile sarsmaya başlayan bu berbat durumda kaymamalıyım.
Sabret.
Biliyorum, bitmeyen tünelde ilerlerken ümiysizce sabredilemiyor fakat bundan daha iyi alternatifin zaten yok.
Sabret!
Kiraları ödeyebilmek için yine borç olacaksın ama sabret!
Sabret!
Ve ümitli ol her ne kadar içinden umutanmak için hiç bir kıpırdanma olmasa, yaşadıkların sana sadece fiyasko vermiş olsa da.
Sabret!
Her gün ölmek istesen ama bir türlü ölmesen de.
Sabret!
Şimdiye kadar ettiğin sabırların hiç bir şey değiştirmediğini görsen de.
Sabret!
Ve bari “bak sabrettim” diyerek kendini kandırmak için.
İstersen “sabret!” nidalarının ardından onlarca sabretmemeni gerektirecek sebeb olsa da en azından;
Sabret!
Çünkü seni yaratan, senden bunu istiyor!!
Sabret!
Ve asla isyan etme!
2007 02 23