Yarın bir adet finalim var. İnşallah son final sınavına girişim olur, inşallah tutsak olduğum okuldaki son imtihanımı yaşarım, inşallah yarın sınav bittiğinde kollarımdaki zincirler çözülür, ayağımdaki prangalar çıkartılır, hayata açılan özgürlük kapısından çıkmam için kapılar açılır ve inşallah hayırlı bir hayata doğru koşar adım ilerlemem başlar.
Yazacak bir şeyler mi? bilemiyorum ki! Ne yazsam acaba? Uzun zamandır yoğun biçimde kâbus görmüyorum, panik atak seanslarım olmuyor. Her ne kadar dünyaya, hayata sanki ileride bu dünyalı imiş gibi yaşayabileceğime dair düşünceler içerisinde bakmıyor olsam da esasen çok değmeyen bu dünyada umursanacak bir problemle de karşılaşmayacağımı hayal ediyorum.
Farkındayım aslında dünya hayatının hızla ilerleyen, geçici ve her anı bir adım ötedekinin peşinde koşarak bir anda geçen bir zamancık olduğunun. Aslında hiç bir şeyin de anlamı yok. Bugün aklıma geldiği şekliyle
“Menderes bir keresinde yanındaki Mükerrem Sarol’a (DP milletvekili) “Oturacağım Çine Çayı‘nın kenarındaki söğüt ağaçlarının yüzümde dolaşmasının bana getireceği saadetle yetineceğim. Hiçbir şeye karışmayacağım.” Oysa artık Aydın da, Çine Çayı da bir daha görülemeyecek kadar uzaktaydı. Az sonra Menderes giydirildi. İskeleye götürüldü. ‘Nereye’ diye sordu. Ada komutanı “Deniz Hastanesine” dedi. Bu işittiği son yalan olacaktı. Ayrılırken “Ne olur kumandan” Berin’den mektup geldikçe bana iletiverin”. Oysa bir daha hiç mektup gelmeyecekti. Menderes tam asılmaya götürülürken Cemal Gürsel’den telefon geldi “Tarık, Adnan Menderes’i hiç bir yere gönderme” Artık çok geçti… ” DEMİRKIRAT Bir Demokrasinin Doğuşu Mehmet Ali Birand – Can Dündar – Bülent Çaplı
Aslında saadet ne peşinde koşulan onca mevkide, ne maddi zenginlikte ne de herhangi başka bir dünyevi meta da… Bunun farkındayım. Acaba bu ifadeler “bir pes etmişlik” ve başaramayacağı gelecekten kendince kaçış mıdır?
Hayır!
koşmakla varılmıyor, istemekle kavuşulmuyor, istemekle olmuyor ya da her neyse işte..
Aslında gidip köydeki arsanın orada yaşamak… Niçin olmasın ki?
peki ya sorumluluk, peki ya emri bil ma’ruf nehyi anil münker..
Allah’ım hayırlısını nasip et, hayırsızını uzak et ve ne olur yarın özgürlüğüme kavuşmamı sağla.
Ah özgürlük!
Çok yakınımdasın…
2008 05 26