Düşünmek, her şeyi ama her şeyi.
Sadece düşünmek… yok yok.
Düşünmek. İşe yarayacakları mı düşünmek? Neyi düşünmek? Yoksa bilinmeyeni mi düşünmeyeceğini düşünmek. Her neyse.
Düşünmeliyim ki ben bir çok şeyden habersizim, tıpkı benim bildiklerimden haberi olmayanlar gibi. En azından benim bildiklerimin arasında olan önemli bir şey var ki; bilmediğim bir çok güzel, ilginç, faydalı şeyin olduğu ve benim bunların olduğunun farkında bile olmadığım. Böyle bir çok şey var(dır). İşte bunu farkediyorum. Farketmediğim şeyler olduğunu farkediyorum. Ne güzel..
Bu şuna benzer ki bir kişi bir yerde hazine olduğunun farkına vardı. Başkalarını ilgilendirmese de yalnızca ona has olarak ve onun faydasınadır ki gidip o hazineyi bulunduğu yerden çıkarsın.
Herhalde ben de hiç hazineden haberi olmayanlardan değil de hazine diye bir kavram olduğunu bilenlerdenim. Bana düşen bu hazinenin nerede olduğunu araştırmak…………………….
…………………………………………………………………………………………………………………………………….
Acaba …. (ilk sınavım “0″) çalışmak mı, … ödevleri yapmak mı (şu ana dek bir iki tane yaptım, altı yedi tane yerine), kitap okumak mı, ibadet etmek mi, hizmet etmek mi, ağlamak mı, gülmek mi, yemek mi? Bilmiyorum.
Yoksa hepsini birden yapmak mı? Ama şu bir gerçek ki şu anda uyku hepsine galip gelmek üzere.
Evet buldum. Yatağı hazırlamalıyım.