Bugün Mevlid Kandili. Ve ben. Yalnız gecelerin koynunda kimsesizlikten dem vuran, aklı başından kaçmış rüzgardaki sarı kuru yaprağım. Artık hiç bir baharın benim için değeri yok. Çünkü en âlâ bahar bile sarılığımdaki kışı def edemez. Ah keşke etseydi! Ama heyhat!
Bugün alemler yüzü suyu hürmetine yaratılan büyük yetim ve en büyük kurtarıcı, beni de kurtarması mümkün olabilecek ikinci etmen.. Hiç de ondan merhamet dilenecek cesareti, “yardıım” diyecek nefesi, “Ne olur, ne oluur”diyebilecek lafı bulamıyorum.
Bulamıyorum, çünkü kaybettiğim yerde aramıyorum.
Ben onu yatmadan önce abdest almamaya başladığım zamanlarda elden kaçırdım, şimdi ise namaz için abdesti zor alıyorum; ben onu tevazuyu gözden kaçırdığımda kaybettim, şimdi ise onun adına bile gururlanamıyorum; ben onu seher vakti uyumaya başladığımda kaybettim, şimdi ise sabah namazını bile kaçırıyorum. Evet ben onu kalbim kararmaya başladığında kaybettim, şimdi yürek kelimesini dahi unuttum…
Onu unuttum, kendimi ise yokluğa bıraktım. Onun dilini bilmeliydim, ilmihali bilmiyorum; onun hadisini bilmeliydim; sahabe tanımıyorum..
Aman Yarabbi! O’na yalvaramıyorum bile. bir şey değildim zaten, ne oldu bana?
Ağlamayı bırak, hüzünlenemiyorum bile. Yusuf’a (as) hayranım, onun gibi olamıyorum. Eyyüb’e (as) hayranım, ama sabredemiyorum. İbrahim’e (as) hayranım, ama yolumu bulamıyorum..
Ahh Yusuf (as) seni çok seviyorum, ama neden, neden, neden günah bataklığından çıkamıyorum? İbrahim (sa) sana aşığım, ama niçin düşünemiyorum niçin, niçin, niçin? Niçin putları kıramıyorum. Ahh! Zekeriyya (sa), Zülkifl (as) daha hanginizin testerede kesildiğini tam olarak bilmiyorum. Nasıl dayanacağım testerelere nasıl, nasıl? Ah İsmail (as) hayranım sana. Nasıl boynunu bıçağın altına koydun nasıl, nasıl? Sen nesin? Ben ise seni tanımıyorum. Niçin? Ah Yahya (as), İdris (as), Adem (as), Hud (as), Salih (as), İlyas (as), İsa (as), Musa (as), Harun (as), İbrahim (as), İsmail (as), İshak (as), Yakup (as), Yuşa (as), ve diğerleri. Siz ne büyüksünüz!
Ben manyağım ya, gerçekten. Salak, enayi, aptal ve gerizekalının tekiyim. Daha Peygamberimin doğum gecesinde iki şey yapmaktan bile aciz, ruhu ham, kalbi yavan, düşüncesi alçak pisliğin tekiyim.
Şükür ki, sonunda salak olduğumu bir şekilde anladım. Ondan şefaat bile dileyemeyecek kadar aşağılık bir şekilde buradayım.
Yok, yok. Asla böyle bir şey olmaz. Yatakta cennet isteyen, tavanda deve arayan gibi böyle saçma sapan yalvaramayacağım.
1998 07 05
