Yine kendimi aciz hissedip aldım kalemi elime. Allah’ım hep acizlikte mi insanlar sana ve çileye yönelir? Yoksa Ne?
Finale dört hafta, okulun bitimine üç hafta kaldı. Ve bir şeyler yapmam gerek. Beynim yine kilitlendi. Hiç bir şey yapamıyorum. Hiç bir şey yapamayınca da geriye tek yol olarak Rabbime aczimi belirtmek –inşallah riyakarlık değildir. Çünkü dar vakitte yaklaşıyoruz ki, neyse ki “Bana dar vakitte gelene ben geniş vakitte gelirim” hadisi (ya da ayeti) yüreğime su serpiyor- kalıyor. Ardından dua, yakarış ama…
Ama, Allah’ım! Son zamanlarda, yıllarda Rabbime yalvaramıyorum ki, başarısızlıklarımın temel nedeni de bu olsa gerek. İçinde bulunduğum acı durumlar, iyi hissedebilecek gücü kendimde bulamamak…
İki milyon bütçeye, bir Süleyman’a, iki de gazeteye olmak üzere toplam altı milyon da borcum var. Ayrıca üç dört kitap kardeşlerime almam lazım. Tabi ki beş milyonluk genel kültür soru oyununu da almam gerekli. N’a istediği gibi bir tren almalıyım. N’ye süper bir ajanda almalıyım. İçimdekileri dışarı dökecek ruh haletini dahi bulamadığımdan maalesef devam edemiyorum.
“see you later” geçenlerde markette bu lafı duymuştum.
1998 05 24